Yüreğim İntihar Eyleminde

03 Kasım 2017, 20:03
Yüreğim İntihar Eyleminde
Cemal HANİLÇİ
Hayata tutunmak ile tutunmamak arasında çok kalın bir çizgi varmış gibi görünse de aslında ince bir çizgi vardır.
Bazen konuşmak ile konuşmamak arasında bocalar, içimizdekileri kimseye anlatma ihtiyacı duymayız, öyle bir zaman geçer ki beynimizde biriken çoğalan kelimeler yüreğimize hücum eder, Lakin; oraya da sığmaz sel olur akar, aktığı mecraları, ne olduğu, nerelere gittiği bilinmez, kendiliğinden sağa sola savurur durur.
Bizler kendimize ayırmadığımız ya da kendimize ayırdığımız hayatın anlamsız yüzüyle karşılaşınca içimizdeki duyguların kontrolünü yapmaktan yoruluruz, içinizdeki fırtınalı geçmişinizden arta kalanları vardır yaşadıklarınızın arasında sıkıştırıp da gün yüzüne bırakmadıklarınız, nefretleriniz vardır gecelerinize hapsettiğiniz, hayattan kopuşlarınız vardır isyanlarınıza bağışladığınız, içinizde biriktirip de dışınıza atamadıklarınız sizin yüreğinizdeki intiharın tetikçiliğini yapar.
Bu ikilemi herkes mutlaka yaşar kimi az kimi çok yaşar, ya yaşadıklarımızı belli etmeyiz ya da etrafımızı kırıp geçiririz, kimisi hıncını bardaktan tabaktan çıkartır, kimisi hıncını yüreğine hapsettiği yalnızlığa gömerek geçirir, hele bazı vardır ki, yüreğinde öyle intiharlar yaşar ki geceye hapsettiği karanlıkların içerisinde, koyu bir bardak çay eşliğinde sigarasının dumanına hapsetmiştir intihar eyleminde bulunacak yüreğindeki askerleri.
Kadınlar ile erkekleri ayırmaya gerek yok, çok da fazla bir fark yoktur aslında bu intihar eyleminde bulunan yüreklerimiz arasında. Kadınlar saçlarını keserler kısacık kısacık bütün hınçlarını bütün hırslarını saçlarından çıkartırlar, çünkü kadınlar için en değerli bir uzvudur saçları, onların saçları dünyalarıdır hayatlarıdır canlarıdır saçlarına verdikleri değeri hiç bir uzuvlarına vermezler, bir kadının zaman ayırdığı bir parçasıdır saçları, saatlerce bir aynanın karşısında saçlarıyla zaman geçirebilir saatlerce saçlarını tarayıp onunla konuşabilir, saatlerce saçlarını tararken saçlarıyla konuşabilirler, bu sebeple bir kadın eğer saçlarını kısa kısa kesmişse zaten yüreğindeki intihar eylemini gerçekleştirmiştir, artık bu kadın için kaybedecek hiç bir şeyi kalmamıştır.
Bu kadınlar yalnızlığı da yorgunluğu da kendi başlarına halledecek kadar güçlüdürler.
Erkekler, gündüzleri evcildirler yüreğinde ne kadar intihar eylemine kalkışmış hazır kıta hüzünleri bulunsa da sessiz sakin geçirmeye çalışırlar, geceleri vururlar kendilerini dışarı, gecenin karanlığında hapsettiği şiirleri çayları sigara dumanlarının arasında çıkartırlar açığa, şairin dediği gibi “İntiharlar eşiğindeyim ey yar” şiiriyle başlar gecenin karanlığında yalnızlık rıhtımına doğru kürek çekmeye.
Soluksuz nefessiz yorgun yüreğiyle asılır küreklere şiirler ve sigara dumanları eşliğinde çayını yudumlamaya.
Erkekleri küçümsemeyin sakın, eğer bir erkeğin yüreğinde intihar eylemine sürüklenen yüreği varsa o erkek de kaybedecek hiçbir şeyi kalmamıştır, kontrolsüz bir yürek kontrolsüz aşkların ve kontrolsüz hüzünlerin habercisidir, duygularımızı kontrol etmemiz mümkün müdür bilinmez lakin yüreğinize yansıyanların beyninize göç etmesini kontrol etmemiz mümkündür.
Aşkların ve sevdaların kontrolsüz hızlarından sonra geriye kalan kırıntılardır hüzünler, acılar, ayrılıklar ve pişmanlıklar.
İhanetler, ayrılıklar, duygusuzluklar ve ihmalkârlıklardan geriye kalanlardır hüzünle acıyla yoğrulmuş yüreklerin intihar eylemcisi. Hiçbir sebep yokken ağlama krizlerine girersiniz, hiçbir sebep yokken yorgunluktan dermansız kalırsınız, ne şiirlere olan ölümcül sevginiz ne geceye olan sonsuz bağlılığınız sizi bu hüzünlü pencereden uzaklaştırabilir. Hiçbir neden yokken yüreğinizdeki tüm yeşermişlikleri öldürürsünüz, hiçbir neden yokken uzaklaşırsınız bütün sevdaların mutluluk şarkılarından.
Ve hiçbir intihar yüreğinizdeki intihardan daha acı vermez size.

Unutun bütün yazdıklarımı, okumamış kabul edin bütün kelimeleri, bütün cümleleri silin hafızanızdan, bunları hiç görmemiş hiç olmamış kabul edin, ne böyle bir yazı gördünüz ne de böyle bir şeyle karşılaştınız.
Gidin bir abdest alın, iki rekât namaz kılmaya çalışın, namazınızı huşu içinde kılın, namazınız bitince açın ellerinizi Sema’ya, gönlünüzü ve yüreğinizi daraltan bütün sıkıntıları bütün acıları, ellerinizi açtığınız dualar ettiğiniz Rabbinize anlatın, gönlünüzü daraltan yüreğinizi sıkan bütün sıkıntılarınız bir nebzecik de olsa huzura kavuştuğunu göreceksiniz…
 

banner143

    Yorumlar

TÜMÜ Yazarlar
Hava Durumu

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Arşiv