2011-2012 Yılı Eğitim Camiası Adına Kötü Bir Anı Olarak Geride Kalmıştır

Eğitim-Bir Sen Şube Başkanı Kerem Yıldırım 2011-2012 Eğitim-Öğretim yıl sonu nedeniyle yapmış olduğu basın açıklamasında şunları belirtmiştir.

30 Mart 2013 Cumartesi 23:57
2011-2012 Yılı Eğitim Camiası Adına Kötü Bir Anı Olarak Geride Kalmıştır
banner83
" 2011-2012 eğitim-öğretim yılı, eğitim camiası açısından sıkıntılı geçmiş, siyasilerin eğitimcileri yaralayan sözlerinin gölgesinde kalmış ve eğitimcilerin dimağında kalıcı bir yara izi bırakarak, geride kalmıştır.

Gerek Bakan Ömer Dinçer’in gerekse Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde öğretmenlerle ilgili söylem ve tavırları, şimdiye kadar yapılan bütün güzel çalışmaları gölgelemiş ve eğitim camiasını derinden üzmüştür. Yapılan açıklamalar, eğitim camiasının itibarsızlaştırılmasına, ve öğretmenlerin moral ve motivasyonunu bozulmasına yol açmıştır.

Bakan’ın eğitimciler hakkındaki olumsuz kanaat ve söyleminin Başbakan’da yansıma bulması, diğer süreçlerde olduğu gibi toplu sözleşme sürecinde de eğitimciler kendi bakanı ve bakanlığı tarafından desteksiz ve sahipsiz bırakılmıştır. ‘Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ düsturu önümüzde dururken, bu ülkenin en önemli sorunu eğitim olmasına rağmen, sorunun çözümünde lokomotifin öğretmen olduğu ve öğretmenine sahip çıkmayan bir toplumun asla ayakta duramayacağı gerçeğinin görülememesi, akıl tutulmasından başka bir şey değildir. Eğitimin temel unsuru öğretmenlerimize yapılan haksızlıklara sessiz kalmamız mümkün değildir.
6287 sayılı Kanun’la getirilen 4+4+4 eğitim sistemi, kanunda, 6-14 olan zorunlu ilköğretim çağı, 6-13 yaş olarak değiştirilmiştir. İlköğretime başlangıç yaşıyla ilgili bir değişiklik yapılmamış olmakla birlikte Bakanlık tarafından yayınlanan genelgeden hareketle 60-66 ay arası çocukların velilerinin talepleri üzerine 66 ayını tamamlamış çocukların ise zorunlu olarak ilkokulların birinci sınıflarına kaydının yapılacağı anlaşılmıştır. Ancak, bu çağdaki çocukların eğitimlerine yönelik olarak mevcut birinci sınıf müfredatının uygulanması mümkün olmayıp bu husus Bakanlıkça da dile getirilmesine rağmen bu zamana kadar kamuoyunun bilgisine sunulmuş bir müfredat değişikliği mevcut değildir. Yeni sistemle birlikte bağımsız ilkokul veya ortaokula dönüştürülecek olan ilköğretim kurumlarında halen yöneticilik yapanların kazanılmış hakları korunmalıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde özür durumuna bağlı yer değişikliği başvurularında, atamaya esas hizmet süresinin hesaplanmasında 30 Eylül tarihi baz alınmalı; yönetmelik hükümleri çerçevesinde özür durumuna bağlı yer değişikliklerinde, eş durumu ve öğrenim durumu nedeniyle özür grubu yer değiştirmeleri, Şubat ve Ağustos aylarında olmak üzere, yılda en az iki kez; sağlık durumu, genel ve özel hayatı etkileyen sebepler nedeniyle özür grubu yer değiştirmeleri ise süre şartına bağlanmaksızın gerçekleştirilebilmeli; özür grubuna bağlı yer değiştirme suretiyle talep ettikleri eğitim kurumlarına atamaları yapılamayan öğretmenler, istekleri dikkate alınarak yer değiştirme suretiyle atanmak istedikleri il emrine atanabilmelidir.
2012 yılı isteğe bağlı il içi ve iller arası yer değiştirme duyurularının yönetmelik hükümlerine göre en geç 15-25 Mayıs 2012 tarihine kadar Bakanlığın internet sayfasında yayınlanması, il içinde yer değiştirme isteğinde bulunacak öğretmenlerin başvurularının da Mayıs ayı içinde alınması gerekirken, şu ana kadar il içi ve iller arası yer değiştirmelerle ilgili herhangi bir açıklama, duyuru veya atama takvimi yayınlanmamıştır. Yeni mağduriyetlere sebebiyet vermemek için il içi ve il dışı yer değiştirme işlemlerinin bir an evvel tamamlanması gerekmektedir.
Ataması yapılmayan öğretmenlerin kadrolu atanma taleplerine duyarsız kalınmamalı ve yeni öğretmen alımı için bir an önce takvim ilan edilmeli ve derslikler, ücretli öğretmenler yerine ataması yapılmayan öğretmenlerle buluşturulmalıdır.

Veliler, öğrenci başarısını sadece karne notları ile ölçme hatasına düşmemelidir. Öğrencilerin yaz tatillerini verimli geçirmeleri, tüm vakitlerini bilgisayar oyunları ve internet başında geçirmekten kaçınmaları, Kur’an kursları ve yaz spor okulları gibi ruhsal ve fiziksel olgunluğa erişmelerini sağlayıcı, eğlenceli etkinliklerle vakitlerini geçirmeleri konusunda ebeveynlere büyük görevler düşmektedir."Dedi.
banner143

    Yorumlar

TÜMÜ Yazarlar
Hava Durumu

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Arşiv