Komisyon 1 Ağustos'ta toplanacak

TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu, BDP'nin izin talebini görüşmek üzere toplandı. AK Parti'li İyimaya: "Sürecin işlerliğine engel bir halin olmadığını düşünüyorum" CHP'li Batum: "BDP olmadan çalışmalara devam etmek ne etik, ne amaca uygun olur, meşruiyetini kaybeder."

30 Mart 2013 Cumartesi 23:58
Komisyon 1 Ağustos'ta toplanacak
 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu, BDP'nin izin talebini görüşmek üzere toplandı.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in başkanlığında toplanan Komisyon, yeni anayasa yazım çalışmalarında gelinen noktayı ve BDP'nin izin talebini ele alacak.

Komisyon'un AK Parti'li Üyesi Ahmet İyimaya, toplantıya girerken gazetecilerin soruları üzerine, izin isteyen BDP dışındaki üyelerle toplanıp gereğini karar olarak ortaya koyacaklarını ifade etti. İyimaya, çalışmaların BDP'siz devam edip edemeyeceği sorusuna, ''Ben sürecin işlerliğine engel bir halin olmadığını düşünüyorum. Kolektif hukukta bunların karşılığı vardır. Onları müzakere ederiz. Ancak ortak karar verilir. Bireysel görüş olarak 'şu olur, bu olur' diyemem, o saygısızlık olur. Çözüm bir değil birden fazla'' karşılığını verdi.

İyimaya, ''BDP'li Sırrı Süreyya Önder, dün 'artık gına geldi' dedi. Dünkü toplantıda neler yaşandı-'' sorusu üzerine, ''Konjonktür bizim öğretmenimiz, kılavuzumuz olursa bu sofradan doyarak kalkamayız. Millete de anayasa ürününü sunamayız. Süreçler en büyük öğretmenlerdir, en büyük düzelticilerdir. Sürecin aktörlerden daha akıllı olduğunu düşünüyorum. 'Gına geldi' sözünü bir talihsizlik olarak değerlendiriyorum. Zannetmiyorum böyle bir söz söylendiğini, konjonktürel bir tepkidir. Ama süreç bizlerden daha akıllı... Zaman ırmağı doğru akıyor'' diye konuştu.

AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin de aynı sorulara, Komisyon'un 15 maddeden oluşan çalışma usul ve esaslarını hatırlatarak, ''Üç kere mazeretsiz katılmayan masadan kalkmış sayılır'' dedi.

Şahin, ''İzinli sayılabilirler mi?'' sorusuna, ''İzin verilebilir. Bunu değerlendireceğiz'' karşılığını verdi.

Komisyon'un CHP'li Üyesi Süheyl Batum da konuyla ilgili soruları yanıtlarken, ''4 parti mutlaka oybirliği yapacak derken, biri olmaz ise 3 partinin devam etmesi etik olmaz'' dedi.

Komisyon çalışmalarına 20 Temmuz'a kadar ara verilmesi kararı çıkmasının çok yüksek ihtimal olduğuna işaret eden Batum, ''Diğer arkadaşların da 'BDP yokken devam edelim, 20 Temmuz'dan sonra karar veririz' diyeceklerini tahmin etmiyorum'' görüşünü belirtti.

Batum, ''BDP'li Önder dün getirdikleri her önerinin parantez içine alınarak tartışılmadan geçildiğini söyledi'' denilmesi üzerine, ''O doğru değil. Dün Başkanlık sırası Ahmet İyimaya'da idi. 'Bunu aşalım, çabuk aşalım' şeklinde bana göre de çok doğru olayan tavrı böyle bir yanlış anlamaya neden oldu'' karşılığını verdi.

BDP ve diğer partilerin getirdiği her öneriyi tartıştıklarını anlatan Batum, şöyle konuştu:

''Getirilen öneri üzerinde uzlaşıldıysa yazıyoruz ama tümüyle uzlaşılmayan maddeler varsa onları bölümün sonuna bırakıyoruz. Eşitlik maddesi gibi...Bazı noktalarda da mesela BDP, adil yargılanma konusunda 'tercih ettiği dil' dedi, biz ise 'tercih ettiği dil olmaz, anladığı dil diyelim' dedik. AİHM kararlarında da bizim mevzuatımıza da uygundur. Eğer insan dili anlamıyorsa tercümandan yararlanabilir. Ama bu 'tercih ettiği dil' olamaz. O zaman 'Ben Portekizce istiyorum' derse, Portekizce mi yapacak- Dünyada da böyle bir şey yok. Bunu parantez içine koymuştuk. Aynı şey düşünce özgürlüğünde geldi, ' tercih ettiği dil' dendi, böyle bir şey yoktur. Dünyanın hiçbir ülkesinde de mevzuatta böyle bir şey yoktur. İyimaya da 'Tamam bunu da paranteze alalım' deyince, Önder de 'baştan atıyorsunuz, tartışalım' dedi. Ben burada bir haklı haksız aramıyorum ama olay aynen böyle oldu. 'Bugüne kadar bütün önerdiklerimiz kabul edilmiyor' da doğru değil, ama 'Tamam onu paranteze atalım' demek de...Tartışıp neden olup olmayacağını konuşabilirdik. Dünyada bir örnek varsa ona bakarız. BDP Grubu tepki gösterdi ve ara istedi. Onlar olmadan devam etmek diye bir şey ne etik ne amaca uygun olur, meşruiyetini kaybeder.''

Batum, ''AK Parti'nin Kürtçe eğitimin önünü açacak teklif getirdiği ifade edildi' denilmesi üzerine ise ''Bu öyle değil. Madde gelsin konuşuruz. Öyle çok özgürlükçü bir yorum olduğunu kanaatine varmamıza neden olacak teklif geldiğini sanmıyorum. 10 yıl Türkiye'de bir algı yaratıldı; iktidar özgürlükçü, diğerleri özgürlükçü değil şeklinde. Biz bunun için de Anayasaya başlarken özgürlüklerden başlanmasını istedik. Özgürlük denilince eğitim hakkı, düşünce özgürlüğü, eşitlik, ayrımcılık yasağı bunları göreceğiz. 10 yıllık toz bulutunu, bu algıyı tartışmış oluruz. Doğru mu değil mi Türk halkı anlar'' diye konuştu.

Komisyon'un MHP'li Üyesi Tunca Toskay da dün üzerinde çalışılan bir maddede ''fıkranın maddeden çıkarılmasını'' önerdiklerini belirterek, ancak medyada ''anladığı dil üzerinde MHP'nin uyuştuğu'' şeklinde yazıldığını söyledi.

Toskay, ''Bunu anlamak mümkün değil. Uyuşma değil, biz bu fıkranın tümüyle maddeden çıkarılmasını MHP önerisi olarak yazdık. Dünkü olay budur. Bunu kamuoyuna duyurmak lazım. Biz 'çıkarılması gerekir' diyoruz. Devletin televizyonu dahi altyazı geçiyor 'anlaştılar bu konuda' diye... Bu, demokrasiye katkı vermesi gereken medyanın işleviyle hiç bağdaşmayan bir tutumdur. Devletin televizyonu ve aynı şekilde yayın yapan gazete ve televizyonları kınıyorum'' diye konuştu.

BDP'nin talebini nasıl değerlendirdikleri sorusuna Toskay, ''Konuşulan bir maddede tam ittifak olmadığında parti veya partiler kendi görüşünü tutanaklara geçiriyor. Toplantı sonucunu ortaya koyan belgede de yer alıyor. Dün böyle bir şey oldu. Toplantıyı yöneten İyimaya, 'Anlaşılan BDP bizimle hemfikir değil, BDP'nin muhalefet şerhi olarak yazıp geçelim' dedi. Önder, bugüne kadar alışılmış yöntemi kabul etmeyeceklerini ve partide değerlendirmesini yapacaklarını belirterek toplantıyı terk etti ve 20 Temmuz'a kadar katılmayacaklarını söyledi. Bundan sonrası kendi takdirleridir. Durum değerlendirmesi yapmak için toplanıyoruz'' dedi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu toplantısının ardından, gazetecilere yaptığı açıklamada, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'ndaki 4 siyasi partinin, yeni anayasanın ''temel hak ve özgürlükler'' bölümünde görüşülmeyen maddelerine ilişkin önerilerini, 25 Temmuz akşamına kadar Meclis Başkanlığı'na sunacaklarını, Komisyon'un 1 Ağustos'ta toplanacağını söyledi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'ndaki 4 siyasi partinin, yeni anayasanın ''temel hak ve özgürlükler'' bölümünde görüşülmeyen maddelerine ilişkin önerilerini, 25 Temmuz akşamına kadar Meclis Başkanlığı'na sunacaklarını, Komisyon'un 1 Ağustos'ta toplanacağını söyledi.

Çiçek, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu toplantısının ardından, gazetecilere yaptığı açıklamada, komisyonunun bugün mutat toplantısını yaptığını ifade etti.

BDP'nin dün Komisyon Başkanlığı'na, 20 Temmuz'a kadar izinli sayılmasına yönelik bir dilekçe verdiğini hatırlatan Çiçek, şöyle konuştu:

''Esas itibariyle çalışmalarımıza yaz boyunca da devam ediyoruz. Çalışmalarımız 3 şekilde oluyor: Bir; 12 kişilik komisyonun yaptığı toplantılar, iki; yazım komisyonu olarak her partiden bir arkadaşımızın danışmanlarla yaptığı toplantı, üçüncüsü ise; her siyasi partinin gerek yazım gerek Uzlaşma Komisyonu'nda müzakerelere hazırlık alamında kendi içinde yaptığı toplantılar var. CHP'nin de önümüzdeki hafta kurultayı var. Bunu da hesaba katarak şöyle bir karar aldık; 25 Temmuz akşamına kadar 4 siyasi partimiz 'temel hak ve özgürlükler' ile ilgili görüşülmemiş tüm maddelerle ilgili olarak görüşlerini Meclis Başkanlığı'na vermiş olacaklar. Bu gelen görüşleri, diğer partilere dağıtacağız. 1 Ağustos saat 11.00'de toplanmak üzere çalışmalarımızı bu şekilde sürdüreceğiz. Uzlaşma Komisyonu bu şekilde çalışmalarına devam ediyor.''

Çiçek, bir soru üzerine, 1 Ağustos'a kadar ''temel hak ve özgürülükler'' bölümüyle ilgili partilerin görüşleri bilinerek, müzakerelere kaldıkları yerden devam edeceklerini kaydetti.

Bir gazetecinin, ''BDP'nin izin talebi sonrası böyle bir çözüm bulundu. İzin talebi kabul edildi diyebilir miyiz-'' sorusuna Çiçek, ''Hayır. Daha evvel de zaman zaman Salı ve Perşembe günü Uzlaşma Komisyonu toplantıları yapılıyordu. Bunu aksattığımız, zaman zaman buna ara verdiğimiz de oldu. Yeni bir şey yapıyor değiliz. Geçmişte de bunun uygulamaları var'' karşılığını verdi.

Cemil Çiçek, bir soruyu yanıt verirken, 1 Ağustos'a kadar partilerin kendi iç çalışmalarını yapacaklarını, görüşlerini yazılı bildireceklerini ifade etti. Çiçek, ''Anayasa Uzlaşma Komisyonu sadece 12 kişiyle toplanıp çalışan bir komisyon değil. Bunun alt çalışmaları var, o şekilde bu çalışmaları sürdüreceğiz. Kaldı ki CHP'nin Kurultayı, BDP'nin de toplantıları var. Bu önceden bildiğimiz bir konudur'' dedi.

BDP'nin, ''her görüşlerinin parantez içine alındığına'' yönelik eleştirilerinin hatırlatılması üzerine ise Çiçek, yapılan işlerin, birlikte karar verilen bir usul çerçevesinde yürütüldüğünü, her konunun burada konuşulduğunu ve konuşulacağını kaydetti.

Çiçek, ''Mutabık kalınan hususlar ona göre... Bir veya iki parti farklı düşünüyorsa, onu da paranteze alarak sonradan tekrar görüşmek üzere, mesafe katetmek için bulduğumuz bir yöntemdir. Bunlar üzerinden hemen olumsuz anlamlar çıkarmak doğru olmaz. İşin zor kısmı zaten yazım sürecidir. Onun için her konu burada konuşuluyor, tartışılıyor, mutabık kalınan hususlar var, tekrar müzakere edilmesi gereken hususlar var. Bu çalışma usulu ile ilgili Komisyon'un bulduğu bir yöntemdir. Dün, evvelsi gün, daha evvel olandan farklı bir durum söz konusu değil'' diye konuştu.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Arşiv