Kaplan: Bu süreci asla ve asla tıkayan biz olmayacağız

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, "Üç siyasi partinin yasakçı, devletçi ve güvenlikçi anlayışıyla BDP'nin özgürlükçü ve sivil anlayışı arasında zaman zaman tartışmalar yaşanmaktadır. Anayasa sürecini baltalayanları deşifre edeceğiz ancak bu süreci asla ve asla tıkayan biz olmayacağız" dedi.

30 Mart 2013 Cumartesi 23:58
Kaplan: Bu süreci asla ve asla tıkayan biz olmayacağız
 BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, "Üç siyasi partinin yasakçı, devletçi ve güvenlikçi anlayışıyla BDP'nin özgürlükçü ve sivil anlayışı arasında zaman zaman tartışmalar yaşanmaktadır. Anayasa sürecini baltalayanları deşifre edeceğiz ancak bu süreci asla ve asla tıkayan biz olmayacağız'' dedi.

BDP'li Kaplan, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda usul ve içtüzükte bazı sıkıntılar yaşandığını söyledi ve üç siyasi partinin, bazı davranışları alışkanlık haline getirmeye başladığını ve hassas konuları 'parantez içine alalım, geçelim' anlayışı içinde olduklarını ileri sürdü. Bu anlayışın kabul edebilecekleri bir anlayış olmadığını ifade etti.

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, sözlerinde şunları kaydetti:

"Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda üyelerimiz yoğun bir çalışma içindeler. Ancak geldiğimiz noktada İçtüzükte ciddi sıkıntılar yaşandığını görüyoruz. Bu sıkıntıların özellikle üç siyasi partinin yasakçı, devletçi ve güvenlikçi anlayış odağında BDP'nin ise özgürlükçü ve sivil anlayışı arasında zaman zaman kamuoyuna da yansıyan tartışmalar yaşanmaktadır.

Üç siyasi parti bazı davranışları alışkanlık haline getirmeye başladı ve özellikle de hassas konularda paranteze alalım geçelim anlayışını bizim kabul edebileceğimiz bir durum değildir. Toplumsal sözleşme niteliği olan ve olmazsa olmaz 4 partinin katılımı ile gerçekleşecek olan bir anayasa sürecinde herkesi sorumluluğa davet ediyoruz.

17,18,19,20 Temmuz 2012 tarihlerinde grubumuzu toplayacağız. Bu konuda çok daha net ve kapsamlı görüşlerimizle kamuoyunun önüne çıkacağız. Kapalı kapılar ardında değil, şeffaf ve görüşlerine başvurduğumuz binlerce sivil toplum örgütlerinin ve üniversitelerin düşüncelerini mutlaka bu anayasaya yansıtılması için bir çaba içinde olacağız.

Dil, denilince kilitlenmiş partiler görüyoruz. Bu kadar korkunç bir kilitlenme olabilir mi! Bir sürü çok dilli ülkeler var. Bunlar nasıl yapmışlar, bir bakmak lazım. Üstelik bu ülkeler en gelişmiş ve demokrasisini en geliştirmiş ülkelerdir. Her birinde birçok dilin resmi olduğu ülkeler. Ama biz kendi ülkemizde bunu konuşamayacaksak nasıl birlikte ortak bir anayasa yapacağız. Özgürlüğü konuşamayacaksak nasıl bir anayasa yapacağız.

Biz Kenan Evren'in anayasasını yamalamak ya da cilalamak için gelmedik. Biz Türkiye Demokratik Muhalefetinin özgürlükçü, yeni ve sivil bir anayasa isteyenlerin sesiyiz. İsteyenler statükonun, tabuların ve inkârın temsilcileri olmaya devam edebilirler. Buradan çok açık bir şey ifade ediyoruz. Bu süreci baltalayanlar kimse onları deşifre edeceğiz. Halka gideceğiz ve halka anlatacağız. Ama bu süreci asla ve asla tıkayan biz kesinlikle olmayacağız.

Bu sürece geldik ve herkesi sorumlu davranmaya davet ediyoruz. Bu konuda başbakan "biz inkâr politikalarını terk ettik." demişti. Gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz. Toplumsal sözleşme yapacaksak, toplumun sözleşmesini yapacağız, üç partinin sözleşmesini yapacaksak ayrı'' dedi.


Tutuklu Milletvekilleri ve KPSS Sınavı konusunda da görüşlerini açıklayan Kaplan, sözlerine şöyle devam etti:

"Ceza Hukukunda evrensel ve temel kurallar vardır. Onun için usul kanunları takdiri değil, kanunidir ve emredicidir. Bu yüzdendir ki Başbakan Yardımcısı Bozdağ'ın yaptığı açıklamalar saçma sapandır ve hukuk losyonu olan en sıradan insanın bile tepki göstereceği açıklamalardır. Usul kanunu değişikliği dünyanın neresinde takdiridir ki bunun takdirini işinize gelince bırakıyorsunuz. Cezada indirim ya da değişiklik olduğu takdirde dünyanın her yerinde diktatörlükler hariç hukuk devletlerinde ceza kuralları lehine işler. Bu evrensel bir kuraldır. Bu kurallar bütün dünyanın kazanımı olmuştur. KPSS rezaletinde 2010'un üstüne 2012 eklenmiştir. Sınav bitmeden sorular internette çıkıyor. Ondan sonra hayâsızca 'KPSS'de KCK soruşturması...' Başka gerekçe bulun kendinize. Hırsızlığınızı örtecek başka bahane bulun. Müslümanlık adına bu kadar sahtekârlık olur mu? Bunun da bir izanı, sınırı olmaz mı? Bunun üzerinden bize saldırmayı bıraksınlar, yeter'' dedi.

Bir gazetecinin, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un ''3. yargı paketiyle getirilen adli kontrol sisteminin, tutuklu milletvekillerinin tahliyesine yetmeyeceğini'' ifade ettiğini aktarması üzerine Kaplan, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un bu açıklamayla bir gaf yaptığını söyledi. Kaplan, "Sadık Yakut eski savcıdır ve sıkıyönetim zamanlarında görev yapmış bir savcıdır. Geliş yeri bellidir. Ondan farklı bir şey mi bekleyecektik. Kendi çıkardıkları yasalara karşı dürüst ve namuslu dursunlar, çıkardıkları yasaların arkasında dursunlar'' dedi.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    TÜMÜ Yazarlar
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Arşiv