Demirel:Bosna'daki, Irak'taki tecavüz mağduru kadınları unutmamak gerekir

MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, "Kürtaj bir aile planlama yöntemi değildir, zorunlu durumlarda kadının ve eşinin rızasıyla yapılabilir. Bosna'daki, Irak'taki tecavüz mağduru kadınları unutmamak gerekir. Bu bazen bir zorunluluktur." diye konuştu...

30 Mart 2013 Cumartesi 23:57
Demirel:Bosna'daki, Irak'taki tecavüz mağduru kadınları unutmamak gerekir
 MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, "Kürtaj bir aile planlama yöntemi değildir, zorunlu durumlarda kadının ve eşinin rızasıyla yapılabilir. Bosna'daki, Irak'taki tecavüz mağduru kadınları unutmamak gerekir. Bu bazen bir zorunluluktur." diye konuştu.

Demirel, bir kadın, hekim ve milletvekili olarak kürtaj ve sezaryen ile ilgili söz söyleme hakkına sahip olduğuna inandığını belirtti. Herkesin bu konularda söz söyleme hakkına sahip olmadığını söyleyen Demirel, "Kadın üzerinden siyaset yapılıyor ve konuyu sonucu itibarıyla tartışıyoruz. Kaç hafta olsun, olsun mu olmasın diye.. Ama temeldeki mesele toplumda bir insan hakkı olan üreme sağlığının yeterince ve nitelikli olarak verilememesi ve mevcut aile planlamasının ihtiyacı karşılamaması sonucunda istenmeyen gebeliklerin ortaya çıkmasıdır." dedi.

1950'li yıllarda Türkiye'de anne ölümlerinin çoğunluğunun annelerin istenmeyen gebelikleri kendilerinin sonlandırmaya çalışması sonucu olduğunu belirten Demirel, bunun için bir sürü akıl dışı yöntem kullanılabileceğini söyledi. 1960'larda Nüfus Planlaması Yasası'nın çıkarıldığını söyleyen Demirel, bu yıllarda yasal kürtaja izin verilmediğinden anne ölümlerinin çok yüksek olduğunu ifade etti.

2827 sayılı Aile Planlaması Yasası ile anne ve bebek ölümlerinin azaldığını söyleyen Demirel "Herkes anne ölümleri, bebek ölümleri azaldı diye konuşuyor ama kimse bunun nasıl azaltıldığını konuşmuyor. Bütün sağlık çalışanlarının emekleriyle bu noktaya gelinmiştir." dedi.

"Sezaryen" konusu hakkında da konuşan Demirel, "Sezaryen oranının yüksek olduğu gerçektir ama bunun da nedenlerine bakmak gerekir. Sağlık hizmetleri eşitliksiz bilgi sistemine dayanır. Hekim olarak sizin anjiyo olmanız lazım diyebilirim, siz ayakkabınızın ayağınıza olup olmadığını bilebilirsiniz ama sağlık hizmeti olarak neye ihtiyacınız olduğunu hekim kadar bilemezsiniz." şeklinde konuştu.

Sezaryenin zorlu gebeliklerde anne ya da bebeğin sağlığını tehdit edici durumlarda tercih edilen bir yöntem olduğunu belirten Demirel, Sezaryenin ayrıca annenin boyunun çok kısa olduğu durumda, çoklu gebeliklerde, annenin taşıdığı ikinci hastalıklarda tercih edilebileceğini vurguladı.
Anne ölümlerinin azalmasında sezaryenin önemli bir yeri olduğunu belirten Demirel, bir kez sezaryen olan kişinin, gerekli tıbbi aralık olmadan tekrar hamileliğinde, ikinci doğumunda sezaryenle olması gerektiğini belirtti.

Demirel "Sezaryen sayılarında artış olmaktadır. Ancak bütün bunların karşılığında yapılmamalı, ya da cinayet denemez. Yasalar çerçevesinde olan hiçbir şeye cinayet denemez. Kürtaj bir aile planlama yöntemi değildir, zorunlu durumlarda kadının ve eşinin rızasıyla yapılabilir. Bosna'daki, Irak'taki tecavüz mağduru kadınları unutmamak gerekir. Bu bazen bir zorunluluktur. Kadın üzerinden siyaset değil, kadınla siyaset yapılması en büyük temennimizdir." diye konuştu.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    Bumerang - Yazarkafe


    haberler
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Arşiv