CHP Milletvekillerinden Urfa Cezaevi İzlenimleri

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker'in Şanlıurfa Cezaevinde yaşanılan isyan ve yangın ile ilgili izlenimlerini aktarıyoruz...

30 Mart 2013 Cumartesi 23:57
CHP Milletvekillerinden Urfa Cezaevi İzlenimleri
banner83
 Şanlıurfa E Tipi Hapishanesinde yaşanılan yangın ve isyanla ilgili İzlenimler ve çözüm önerileri

16.06.2012 ve 18.06.2012 tarihlerinde Şanlıurfa E Tipi Hapishanesinde yaşanan isyan ve yangın olayları yerinde gözlemlenmiş, olayı yaşayan tutuklu ve hükümlülerle, hapishane müdürüyle ve Şanlıurfa İHD Şube Başkanıyla görüşmeler yapılmıştır. Bu mülakatlar ve gözlemlere dayanan notlar aşağıda  paylaşılmıştır.

 
Hapishaneyle ilgili tespit edilen ve olaylara zemin hazırlayan unsurlar şöyledir:

·         2008 yılında hapishanede yapılan tadilatla 3 kişilik hücreler, 6 kişilik koğuşlara çevrilmiştir. Bu koğuşların bazılarında 30 kişiye varan kalabalık insan grupları yaşamaktadır.

·         Kapasitesi 276 olan hapishanede toplam 1044 kişi kalmaktadır.

·         Yangın çıktığı iddia edilen C-15 Koğuşu 20.9 metrekaredir. 18 kişi kalan koğuşta kişi başına 1.16 metrekare alan düşmektedir. Tuvalet çıkıldığında bu alan 15 metrekareye düşmektedir. Bu durumda ise kullanılabilir alan kişi başına 0.83 metrekaredir.

·         Şanlıurfa aşırı sıcakların sıklıkla yaşandığı bir şehirdir.Pencereler ve koğuşlar temiz hava için yeterli değildir.

·         Günde 4 kez, birer saat su verilmektedir. Yazın bastıran sıcaklardan dolayı sürekli su problemleri ve kavgaları yaşanmaktadır.

·         Urfa hapishanesinde yaşanan sorunlar daha önce defalarca dile getirilmiştir. Hapishanede tutuklu bulunan Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan’ın bizzat kendisi cezaevlerini izleme komisyonuna ,durumunaciliyetini yazmıştır. Ayhan, 13.07.2012 tarihinde Adalet Bakanlığı’na durumu bir faksla bildirmiştir.

·         Hapishanenin sorunlarıyla ilgili olarak hazırlanan bir rapor yaklaşık bir yıl önce Adalet Bakanına verilmiştir.

·         23 Temmuz 2008’de İHD ve Mazlum-Der ortak bir basın açıklama yaparak, Urfa Hapishanesinin kapatılmasını istemiştir.

·         16-18 Haziran 2012 tarihlerinde çıkan olaylar birbirinin devamı niteliğindedir.

·         16 Haziran 2012 tarihinde C-15 Koğuşunda çıkan olaya kavganın neden olduğuna dair herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır.

·         C-15 koğuşunda kapı arkasında herhangi bir barikat bulunmamaktaydı. Kapı arkasında yer yatakları üst üste yığılmış haldeydi. Ranzalar, yere sabitolduğu için, ranzalardan barikat kurulduğu söylentiden ibarettir. Kapı dışa açıldığı için , kapı arkasına kurulan barikatın kapının açılmasını engellemesi mümkün değildir.

·         Yangın sonrası, hapishanenin yangın hortumu kısa olduğu için yangına doğrudan suyla müdahale edilememiştir.

·         Olaydan, yangından sonra haberdar olunmuştur. Daha öncesinde, kavga veya gürültü duyulmamıştır.

·         16.06.2012 tarihinde yaşanan ilk olayda 13 kişi yaşamını yitirmiştir. 18.06.2012 tarihinde yaşanan isyanda yaklaşık 40 kişi yangından veya dumandan etkilenmiştir. Can kaybı yoktur, 1 kişi yoğun bakımdadır.

·         18.06.2012 tarihli İsyan esnasında komisyonumuz hapishanede bulunmaktaydı ve olaylara tanık olundu.

·         2. Olayın çıkmasının arkasından hapishane önünde toplanan kalabalığa polis tarafında aşırı güç kullanılarak panik ve endişeyi artıracak şekilde müdahale edilmiştir.

·         Bazı basın yayın organlarında yer alan ve siyasi mahpusları suçlayan haberler gerçek dışı ve kasıtlıdır. Olayın muhatapları ve mağdurları adli mahpuslardır.

 
ÖNERİLER:

·         Yaşanan isyan ve yangın ile ilgili bağımsız bir komisyon kurulmalı, Adalet Bakanlığı bu süreçte yer almamalıdır.

·         Hapishanedeki tanıklara ve kanıtlara dokunulmamalı, yapılacak incelemelerin objektif yapılması için gerekli önlemler alınmalıdır.

·         Yangın ve isyandan etkilenen mahpuslara psikolojik destek sunulmalıdır.

·         Soruşturmalar tamamlandıktan sonra, Urfa Cezaevi’nde kişi başına en az 12 metrekare alan düşecek şekilde koşullar insanileştirilmelidir.

·         Su ile ilgili uygulanan kısıtlama kaldırılmalıdır.

·         Hapishanede anneleri ile birlikte kalmak zorunda kalan 0-6 yaş çocuklarına özel beslenme desteği sağlanmalıdır.

·         İhtiyaç duyulan ve talep edilen hapishanelere klima verilmelidir.


 
Görüşmeler:

 
1)    Hapishane Müdürü Akif Bakan

Akif Bakan’ın verdiği bilgilere göre:

Hapishane kapasitesi 276’dır. Yangın ve isyan olayları yaşandığında hapishanede bulunan 1044 kişiden 248’i hükümlü , 796’sı tutukludur. Hapishanede 37 kadın kalmaktadır.Bunlardan üçü çocuklarıyla kalmaktadır.

Söz konusu yangın ve isyan olayı 22:39’da başladı. Kapının arkasında üst üste yığılmış yataklar sünger olduğu için yangın hızla yayıldı.  Yangın tüpü ve suyla müdahale edildi. Yangın başlayalı yarım saat kadar olmuştu ki itfaiye geldi. Sonra yangın kontrol altına alındı.

Koğuşta herhangi bir kavga veya geçimsizlik şikâyeti yok. Hasımların birarada kalması gibi bir durum da söz konusu değil.

Yangın çıkan ilk koğuş C-15’tir. C-15 her şey dâhil20.9 metrekaredir. Koğuş dublekstir ve iki kişilik 3 ranza bulunmaktadır.
 
 
2)    C-15 koğuşunda hayatını kaybeden İbrahim Halil Kaya’nın Babasının verdiği Bilgilere göre:

Kaya, 40 gün önce tutuklanan oğluyla 15 gün önce görüşmüştür. Bu Görüşmede İbrahim Halil Kaya, babasına nöbetleşe yattıklarını söylemiştir.

 
3)    İnsan Hakları Derneği Şanlıurfa Şube Başkanı Cemal Baboğlu:

Cemal Baboğlu’nun verdiği bilgilere göre:

Hapishanede kapasitesinin çok üzerinde insan bulunmaktadır. Hapishane müdürü bölge halkına ve Urfalılara karşı önyargılıdır ve bu konuylailgili tarafımıza çok sayıda şikayet ulaşmıştır.

Olay, hapishane idaresine ve koşullara karşı bir protesto eylemidir. Hapishane koşulları, bir insanın yaşayacağı koşullardan yoksundur ve bu yıllardır dile getirilmektedir. Canlarına tak eden inşalar eyleme başlamıştır.

Eylem yapan insanların, adli olduğunu düşünürsek ve adli mahpusların nadiren eylem yaptığını da göz önüne alırsak durum daha iyi anlaşılabilir.

Bu hapishanede, 2008 yılında bir tadilat yapıldı ve koğuşlar bölündü. F Tipine dönüştürülmesi hedeflenen hapishane, 3 kişilik olarak düşünüldü ancak 6 kişilik ranza konuldu.

 
4)    Ayşegül Gökçe

Ayşegül Gökçe’nin verdiği bilgilere göre:

İlk geldiğinde koğuşun 33 kişi olduğunu belirten Ayşegül Gökçe, ikişer kişi yattıklarını ve yazın sıcaklarda hava almakta zorlandıklarını belirtmiştir.

Koğuşlarda hırsızlık yoğun.

Doktor yeterli ilgiyi göstermiyor. Uzaktan bakıp ilaç yazıyor. Doktora çıkmak için ise 15 gün kadar beklemek gerekiyor.

Soğuk Su günde 4 kez veriliyor; Sabah 7:00-8:00, öğlen 11:00-12:00, öğlenden sonra 16:00-17:00 ve akşam 20:30-22:00. Su saatleri kısıtlı olduğu için sık sık su kavgası yaşanıyor. Tuvalet ve bulaşıkta kullanmak için kantinden su alanlar var.

Sıcak su günde bir kez, 08:30-10:00 arasında yaşanıyor.
Bulaşıklar tuvalette yıkanıyor.

Klima yasak. Klima alıp hibe etmeyi önerdik ama kabul edilmedi.

Çocuklu kadınlar var ve çocuklar için ayrı yemek yok. Islak mendil ve kolonya yasak. Çocukların temizlik ihtiyaçlarını gidermekte çok sıkıntı yaşanıyor.
 
  
 
5)    İ. M.

İ.M’nin verdiği bilgilere göre:

17 yaşında İ.M 6.5 aydır tutuklu.

16 kişilik yataklı ranza var, 6 kişi yerde yatıyor.

Kurs gibi kültürel ve eğitici faaliyetler yok. Terzi ve iş atölyeleri var.

Hapishaneye ilk girişte çıplak arama var.
 
 
6)    Mehmet Fidansoy

Mehmet Fidansoy’un verdiği bilgilere göre:

Diğer sorunları tekrarlayan Mehmet Fidansoy, yemeklerin iyi olduğunu belirtmiştir.

 
7)    B.K

B.K’nın verdiği bilgilere göre:

17 yaşında olan B.K hapishanede yaşanan ortak sorunları tekrarlamış ve sosyal faaliyetlerin artırılmasını talep etmiştir.

 
8)    Mehmet Kılıç

Mehmet Kılıç’ın verdiği bilgilere göre:

Cinayet hükümlüsü olan Mehmet kılıç, cinayet koğuşunun diğerlerinden ayrı olduğunu ve bazı açıdan daha iyi olanaklara sahip olduğunu belirtmiştir.

Su konusunda herhangi bir problemleri yok.

Koğuşta 28 kişi kalıyor ancak 12 kişilik ranza var. 16 kişi yerde yatıyor.
 
 
9)    Azize Yağız

Azize Yağız’ın verdiği bilgilere göre:

12 kişilik koğuşta 13 kişi kalıyorlar.

Kışın kaloriferler yanmıyor, yazın vantilatörler çalışmıyor.

Kına yasak. Bütün Kütçe gazeteler yasak. Kürtçe mektuplar, bazen geri dönüyor.

Fiziki işkence yok, sözlü saldırı ve taciz var.

Çıplak arama var.

 
10)Mahmut Çelik

Mahmut Çelik’in verdiği bilgilere göre:

6 kişilik koğuşta 12 kişi kalıyorlar ve 6 kişi yerde yatıyor.

  Kaldıkları koğuş 15 metrekare.

Olayın yaşandığı C-15 koğuşuyla aynı maltaya bakan C-18 koğuşunda kalan Mahmut Çelik, olay öncesinde herhangi bir ses ya da gürültü duymadığını belirtti.

Çelik olayı şöyle anlattı: “Olay başladığında mazgal açıktı. Dolayısıyla hem görüyorduk, hem de duyuyorduk. Gardiyanlar aniden “su” diye bağırdı. Hapishanenin yangın hortumunu çektiler. 10-15 metre kadar kısa geldi. Kovalarla su taşıdılar. Yangın tüpleriyle müdahale ettiler. Gardiyanlar yangını söndürmek için çok çaba harcadılar. Bu hapishaneden gönderilmek için, sürgün edilmek için yangın çıkarmış olabilirler.”

Uyarı ve yangın butonu yok. Şapka ve şalvar yasak.

22 Temmuz 2010 tarihinde Erkan Gümüştaş, protesto amaçlı kendini yakmıştı.

 
11)Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan

İbrahim Ayhan’ın verdiği bilgilere göre:

Hapishanede bu tarz olaylar yazın oluyor. Bu konuyla ilgili olarak daha önce defalarca yazdım. Acil müdahale edilmesi gerektiğini belirttim ancak kale alınmadı.

Soda ve çiğ yumurta yasak. Koğuş veya oda değiştirilmesine izin verilmiyor.

Bir doktor var, 1000’den fazla insana bakıyor. Doktorun tutumu iyi ancak bir doktor yeterli değil.

 
12)Olayın Yaşandığı C-15 Koğuşundan Sağ KurtulanAbit Aytekin

Abit Aytekin’in verdiği bilgilere göre:

Olaydan sağ kurtulan Abit Aytekin, olayın nasıl geliştiğine dair bilgi vermek istememiştir. Ancak aralarında herhangi bir kavga olmadığını belirtmiştir. Ölenlerin etnik kimliğini şöyle belirtmiştir.

“Koğuşta 18 kişi kalıyorduk. Koğuş 6 kişilikti. 12 kişi yerde yatıyordu. Sünger yatakları yerden toplayıp kapının önüne yığıyorduk. Kapının önünde barikat yoktu. Ranzalar zaten yere sabit. Kapı ise zaten dışa açılıyor. Yani bir barikat ya da engelleme söz konusu değil. 18 kişiden 12’si Kürt, 5’i Arap ve 1’i Türk’tü. 12 Kürt ve 1 Arap öldü.”

Veli AĞBABA(Malatya Milletvekili),Nurettin DEMİR(Muğla Milletvekili ),Mehmet ŞEKER(Gaziantep Milletvekili) 

AĞBABA’DAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI
Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, HakkariDağlıca'da meydana gelen terör saldırısı sonrası 8 askerin şehit olmasının ardından bir başsağlığı mesajı yayımladı.

Ağbaba, mesajında “Sabah saatlerinde Hakkari ,Yüksekova, Dağlıca bölgesinde meydana gelen terör saldırısı sonrası 8 askerin şehit düştüğü haberini üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Şehit askerlerimize Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyor, saldırıda yaralan 16 askerimize de acil şifalar diliyorum” dedi.
   
banner143

    Yorumlar

TÜMÜ Yazarlar
Hava Durumu

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Arşiv