AĞBABA URFA CEZAEVİ İZLENİMLERİNİ AKTARDI

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Şanlıurfa Cezaevindeki izlenimlerini aktardı.

30 Mart 2013 Cumartesi 23:57
AĞBABA URFA CEZAEVİ İZLENİMLERİNİ AKTARDI


 Veli Ağbaba’nın konuşma metni :

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, ben geçtiğimiz hafta Pazar günü Şanlıurfa’ya gittim. İkinci yangını Şanlıurfa Cezaevinde bizzat yaşadım. Şanlıurfa Cezaevinin nasıl bir yer olduğunu yakından gördüm.

Cezaevi şartlarıyla ilgili konuşmaya başlamadan önce, Urfa’da ölen ve cenazesine katıldığım Yunus Eşikli’nin annesi Meral Eşikli’nin haykırışını buradan sizlerle paylaşmak istiyorum.

Meral Eşikli“Ben oğlumu size, cezaevine böyle mi verdim? Oğlum dalyan gibiydi. Ben onu gözümden sakındım. Ben onu gündelikçilik yaparak büyüttüm. Bunu niye yaptınız? Ben şimdi onsuz ne yapacağım?” diyor. “Ben size dalyan gibi yakışıklı, güzel bir yiğit verdim. Sizse bana bir torba içinde bir parça kömür verdiniz. Ben kömüre dönüşmüş, yüzü gözü, vücudu yanmış oğlumu elindeki ‘canım annem’ dövmesinden tanıdım.” diyor. Değerli arkadaşlar, Sayın Bakan biraz önce söyledi: “Bizim dönemimizde işkence yok.” Bundan daha büyük işkence olur mu? Burada anneler var, babalar var; bir kadın düşünün ki oğlunu yüzünden tanıyamıyor, gözlerinden tanıyamıyor, kadının ifadesiyle söyleyeyim “kara kaşlarından” tanıyamıyor, ellerinde yazan “canım annem” dövmesinden tanıyor.

Değerli arkadaşlar, koğuşlar 3 kişilik yapılmış ama 20-30 kişinin yattığı, kullanım alanının 15 metrekare olduğu, insanların nefes alamadığı, suyun dört saat verildiği Urfa Cezaevinde ilginç yasaklar var. Bu yasaklar sadece Urfa Cezaevine özgü yasaklar değil.

Geçtiğimiz günlerde Urfa Cezaevinde sordum “Neler yasak?” diye. Değerli arkadaşlar, maden suyu yasak, sizin her gün içtiğiniz maden suyu yasak -bu maden suyu yasak, reklam olmasın diye şöyle koyuyorum- maden suyu yasak arkadaşlar. Çiğ yumurta yasak, cımbız yasak, şapka yasak, şalvar yasak, kına yasak, kına. Niye yasaksa, kına yasak. İkinci semaver yasak, ikinci televizyon yasak. Evet, bu cezaevinde değerli arkadaşlar, bu cezaevinde çocuklarıyla kalan kadınlar var. Hepiniz annesiniz, bilirsiniz, çocuk altına yaptığı zaman temizleyecek ıslak mendil yasak, bu gördüğümüz ıslak mendil cezaevinde yasak, kâğıt peçeteyle çocukların altını temizleyebiliyorlar.

Değerli arkadaşlar, o cezaevinde Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan ile görüştüm. “Benim adıma lütfen sorar mısın?” dedi, İbrahim Ayhan, Urfa’da. “Yemek yerken, pilav yerken kaşık eğildiğini, kaşıktan pilavın döküldüğünü hiç yaşamışlar mı? Sayın milletvekillerine sor.” dedi, onu da sormuş olayım ben size.

Değerli arkadaşlar, cezaevinde yasaklar say, say bitmez. Öyle yasaklar var ki insanın aklı da almıyor, ne olduğuna anlam da veremiyor. Delgeç, zımba, daksil gibi, en basit kırtasiye malzemeleri yasak. Değerli arkadaşlar, bütün dünyada herkesin kabul ettiği insanlar var. Che yasak, Che’nin resmini asmak yasak. Deniz Gezmiş’in resmini asmak yasak, örgüt suçlamasına giriyor. Siyah kalem serbest, boyalı kalem yasak.

Yine, Tekirdağ 1 Nolu Cezaevinde Cemil Erdem’in kız kardeşi mektup yazıyor, üzerine de bir gül koyuyor, kardeşine bir gül, kuru bir koyuyor ama cezaevi yönetimi çiçeği, o kuru gülü alıyor, çünkü güvenlik nedeniyle yasak o da.

Geçtiğimiz günlerde, yeni gelen keyfî yönetimiyle de cezaevini âdeta işkence haneye çeviren Kırıkkale Cezaevini ziyaret ettim arkadaşlar, Kırıkkale Cezaevini, dağ başında Kırıkkale Cezaevini. Orada bir kadın durmuş düşünmüş otuyor, milletvekili olduğumu öğrenmiş, dedi ki: “Yanıma gel, sana bir şey vereceğim.” Bir lif. Bu lif, cezaevinin güvenliğini tehlikeye attığı için bu da yasak arkadaşlar.

Şimdi, Sayın Bakan, biraz önce dedi ki: “Hiç işkence olmadı.” Bu Engin Çeber’i hatırlar mısınız, Engin Çeber’i Sayın Bakan veya FestusOkey’i hatırlar mısınız? Orada işkence yapılarak Nijeryalı bir genç öldürüldü. Engin Çeber sizin döneminizde işkenceyle öldürüldü, insanlar hüküm giydi oradaki ve Fevziye Cengiz daha birkaç ay önce dayak yedi, dayak yediği için polislere dava açılmadı ve cezayı almadılar ama ona dava açıldı. Neden dolayı dava açıldı? Polislere direnme suçundan dava açıldı. Bunların hepsi sizin döneminizde oldu.

Isparta Cezaevinde “Özgür” diye yirmi yaşında bir genç, cezaevinde yataktan aşağıya atılıyor, şimdi iki büklüm felç geçirmiş olarak yatıyor. O hangi dönem oldu? Onu da sormak istiyorum Sayın Bakan. Teşekkür ederim.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    Bumerang - Yazarkafe


    haberler
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv