OHAL Değil Demokrasi İstiyoruz

Tüm Türkiye genelinde gerçekleştirilen OHAL Değil Demokrasi İstiyoruz oturma eylemi ve basın açıklaması Malatya Soykan Parkı önünde gerçekleştirildi.

16 Nisan 2018 Pazartesi 13:20
OHAL Değil Demokrasi İstiyoruz
banner83
üm Türkiye genelinde gerçekleştirilen OHAL Değil Demokrasi İstiyoruz oturma eylemi ve basın açıklaması Malatya Soykan Parkı önünde gerçekleştirildi.

Eyleme CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'in yanı sıra Saadet Partisi, İyi Parti, Emek Partisi, HDP, ÖDP, Vatan Partisi, KESK Şubeler Platformu, İHD,Pir Sultan Abdal Derneği, Alevi Eşik Yurttaşlık Platformu, Arguvan ve Hekimhan Belediye Başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

CHP İl Başkanı Enver Kiraz tarafından okunan ortak bildiri şöyle;



OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ ORTAK BİLDİRİSİ

16 NİSAN 2018

Ülkemizi tek adam rejimine dönüştürme amacıyla hazırlanan ve tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti. 15 Temmuz askeri darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL altında gidilen referandum, meşruiyet olmayan bir rejim değişikliğini ülkemize dayatmıştır. Sivil darbe ortamında, “Evet” demenin devletin tüm kurumlarıyla desteklendiği, “Hayır” demenin ise adeta yasaklandığı bir dönem yaşanmıştır.

21 aydır süren OHAL ile ülkemizdeki baskı rejimi kurumsallaşmıştır. Demokrasiye ve hukuk sistemine yönelik bir saldırı halini alan OHAL rejimi, insan haklarını, ifade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı olmuştur. KHK’lar eliyle parlamento, yani halkın iradesi gasp edilmiştir. Türkiyeyi tek tipe sokmak için sivil toplum kuruluşlarına, sendikalara, meslek oda ve birliklerine yönelik operasyonların ardı arkası kesilmemiştir.

AKP iktidarının muhaliflerine bir sopa olarak kullandığı OHAL, bu faşizan sınırlarını bile aşmış; sağcı solcu, muhafazakar sosyal demokrat, kimseyi ayırmadan tüm topluma karşı işlenen bir suç haline gelmiştir. OHAL ile ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır.

OHAL nedir?

OHAL, 10 Ekim’de katledilen çocuklarını anmak isteyen anne ve babalara sıkılan biber gazıdır.

OHAL, ekmeğinin peşindeki tütün üreticisine vurulan coptur.

OHAL, hayatını FETÖ ile mücadeleye adamış Ahmet Şık başta olmak üzere gazetecileri zindanlara atmaktır.

OHAL, işçi grevlerini ertelemek, grev çadırlarına müdahale etmektir.

OHAL, işlerini geri isteyerek bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı öldürmeye ant içmiş hükümet inadıdır.

OHAL, dünyaca ünlü akademisyenleri FETÖ yalanıyla üniversitelerden atmaktır.

OHAL, tiyatro oyunlarını yasaklamaktır.

OHAL, tüm muhaliflerini “terörist” ilan edebilme cüretidir.

OHAL, Ankara Kızılay’da İnsan Hakları Anıtı’nı gözaltına almaktır.

OHAL, madende oğlu 4 yıldır yatan anaya, artık yürüyemezsin yasak artık, demektir.

OHAL, on binlerce taşeron işçiyi haksızlıkla kadro dışı bırakmaktır.

OHAL, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilere “okuma hakkı” vermediğini deklare edebilmek ve öğrencileri cezaevine attırmaktır.

OHAL, milli iradeyi yok sayarak, belediye başkanlarını görevden uzaklaştırmak, belediyelere kayyım atamaktır.

OHAL, laik eğitim bildirisi dağıtmak isteyen öğrencinin gözaltına alınması, 16 Nisan referandumunda “hayır” propagandası yapan vatandaşın kolunun kırılmasıdır.

OHAL, seçilmiş milletvekillerini esaret altında tutmaktır.

OHAL, hakimlerin, savcıların bir parti genel başkanı önünde iliklediği cübbelerdir.

OHAL, yasamayı, yürütmeyi, yargıyı bir tek adamın iki dudağının arasına hapsetmektir.

OHAL, doların 4 TL’yi, avronun 5 TL’yi aşmasıdır, Türk Lirası’nın kaybettiği değerdir.

OHAL, satılan şeker fabrikası, açlık sınırı altındaki asgari ücret, artan enflasyondur.

OHAL, Twitter’daki 280 karakterden, Facebook’taki “beğen” butonundan korkmaktır.

OHAL, 12 Eylül cuntasına özenenlerin, askeri darbe dönemlerine rahmet okuttuğu bir düzenin adıdır.

İlan ederken 1 buçuk ay bile sürmeyecek dedikleri, milleti etkilemeyecek dedikleri OHAL, bardağı çoktan taşırmıştır. Sabır testisi kırılmış, toplumun büyük çoğunluğu OHAL rejimine artık yeter demeye başlamıştır.

Bugün iktidar partisi ve yeni ortakları, Türkiye’yi uçuruma adım adım yaklaştıran OHAL’i bir kez daha uzatmanın peşindedir. Postallı darbelerle mücadele etme vaadiyle gelenler, gelinen noktada takım elbiseli darbeciler haline gelmiştir.

Bizim talebimiz kesindir;

Halkın iradesine karşı işlenen bir suç haline gelen OHAL rejimine DERHAL son verilmelidir.

Hukukun askıya alındığı, parlamentonun yok sayıldığı, milli iradenin tanınmadığı, milletvekillerinin rehin alındığı faşizm düzeni ortadan kalkmalıdır.

Sivil toplum örgütlerine, sendikalara, meslek odalarına ve birliklerine yönelik iktidar gücü ile açılan savaş son bulmalıdır.

Sivil darbe ile tek koltukta birleştirilen yasama, yürütme ve yargı erkleri, yeniden, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi kendi koltuklarına geçmelidir.

Sadece bu meydandan değil, Türkiye’nin 81 ilindeki meydanlardan Ankara’daki Saraylıları uyarıyoruz.

Bizler OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ! 

banner143

    Yorumlar

banner301
Hava Durumu

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Arşiv

banner303

banner304