16 Nisan’da sandığa gidip Hayır demeliyiz

Ağbaba, hukukun üstünlüğü konusunda çok hassas davranılması gerektiğinin altını çizerek, “Şu yaşadığımız olay dünyanın hiçbir ülkesinde yaşanmaz. Hukuk askıya alınmış durumda.Suçlu suçsuz birbirine karışmış durumda.Binlerce insan mağdur edilmiş durumda.Tarafsız bağımsız yargı yok..."

14 Nisan 2017 Cuma 16:42
16 Nisan’da sandığa gidip Hayır demeliyiz
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, emeklilerle bir araya gelerek 16 Nisan’da yapılacak referandumunun Türkiye’nin geleceğini yakından ilgilendirdiğini kaydetti. Ağbaba; “Türkiye’nin geleceği için, bölünmemesi için, birliği ve beraberliği için, hep beraber 16 Nisan’da sandığa gidip Hayır demeliyiz” dedi.
Tüm İşçi Emeklileri Dul ve Yetimler Derneği’ni ziyaret ederek emeklilerle uzun süre sohbet etti.Dernek Başkanı Mehmet Tangüner emeklilerin sorunlarını aktararak Ağbaba’ya referandum çalışmalarında başarı dileklerini iletti.

1 KİŞİ HERKESİ SEÇİYOR
16 Nisan Referandumuyla ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler veren Veli Ağbaba burada yaptığı konuşmada; “Referandum sonucunda Evet çıkarsa artık herkesi 1 kişi seçecek. Bakanı bir kişi seçiyor, başkan yardımcılarını bir kişi seçiyor, yargıyı yürütmeyi aklınıza ne gelirse her şeyi bir kişi seçiyor. O bir kişide partili oluyor bu neden le bunun doğru olmadığını düşünüyoruz. Türkiye’nin geleceği için, bölünmemesi için, birliği ve beraberliği için, hep beraber 16 Nisan’da sandığa gitmeliyiz. Dünya’da örnekleri var;Tek adamlık ile yönetilen ülkelere bir bakın; Müslümanı var, Hristiyan’ı var,Afrika’da var, Asya’da var, Amerika’da var, tek adamlıkla yönetilip bu kadar yetkiyi verip başarılı olan, huzur bulan, kardeşçe yaşayan bir tane ülke yok. Bir tane ülkede barış yok, hep bölünme var, iç savaş var. O nedenle Türkiye’nin geleceği için, hep beraber ortak geleceğimiz için hayır dememiz gerek.” İfadelerini kullandı.

TÜRKİYE DÜŞMANLARININ YAPAMADIĞINI YAPTILAR
“2010 yılında da yine referandum vardı ve yine derdimizi anlatmaya çalıştık.” Diyerek konuşmasını sürdüren Ağbaba, “Bu referandumda evet derseniz yargı bir cemaatin eline geçer dedik. O zaman da tüm yollarda ‘Tarafsız ve Bağımsız Yargı için Evet’ yazıyordu.2010 referandumunda AK Parti Evet dedi. Yetmez ama evetçiler vardı. Bir de o zaman ki ismiyle ‘Fetullah Gülen Hocaefendi’ vardı. Türkiye düşmanlarının yapamadığı, Türk Silahlı Kuvvetlerine kendi elimizle biz yaptık. Yargının yapısını değiştirdik. Cemaat yargıyı ele geçirdi. Vatanını milletini seven askerleri hapse attılar.”dedi.

HUKUK ASKIYA ALINDI
Ağbaba, hukukun üstünlüğü konusunda çok hassas davranılması gerektiğinin altını çizerek, “Şu yaşadığımız olay dünyanın hiçbir ülkesinde yaşanmaz. Hukuk askıya alınmış durumda.Suçlu suçsuz birbirine karışmış durumda.Binlerce insan mağdur edilmiş durumda.Tarafsız bağımsız yargı yok. Geçtiğimiz günlerde 21 gazeteci tahliye edildi. İçlerinde ‘Ham çökelek’ şarkısıyla ünlü Atilla Taş da vardı.Tahliye eden hakimleri görevden aldılar. Şimdi hiçbir hakim-savcı tahliye kararı veremez.Sağcı-solcu herkesin başvuru yapacağı tek merci hukuk. Hukukun olmadığı devlet olmaz. Bu nedenle hepimizin ortak güvencesi hukuka sahip çıkmamız lazım.”şeklinde konuştu.
KISA KISA GERÇEKLER

Ağbaba konuşmasının sonunda evet çıkması durumunda yaşanılacakları değerlendirerek; Başkan kendini ve bakanlarını mahkemeye çıkarma girişiminde bulunan Meclis’i feshedebilecek. Rejim değişecek. Sadece adı Cumhuriyet olacak. Gerçekte krallık gibi her şey bir kişinin elinde olacak. Demokrasi kalmayacak. Hâkimler ve savcılar, Başkanın sözünden çıkamayacak. Başkan hak hukuk tanımaz biriyse halkı koruyacak hiç kimse olmayacak.Tek adam karar verdiğinden dolayı ekonomide belirsizlik hâkim olacak. Kimse yatırım yapmaya cesaret edemeyecek. Ekonomi tek adamın keyfine göre vereceği kararlara kurban edilecek. Kriz, iflaslar, işsizlik ve yoksullukla birlikte çöküş gelecek. Asgari ücreti, fiyatları, maaşları, işçi memur alımlarını, dernek sendika kurulması ve kapatılmasını, her şeyi tek adam belirleyecek.Devlet ve toplum hayatında danışma, ortak akıl, uzlaşma gibi yöntemler olmayacak. Çatışma, kutuplaşma ve terör için en uygun zemin oluşacak. Çatışma ve terör artacak. Beş yılda bir sandığa gidip bir Başkan bir de onun partisinin çoğunlukta olduğu Meclisi seçeceksin. Bir dahaki seçime kadar sana kimse bir şey sormayacak. Seçtiğin milletvekili de Başkanı kontrol edemeyecek, senin hakkını koruyamayacak.Başbakan olmayacak. Bakanlar sadece Başkana karşı sorumlu olacak, Meclis’e karşı sorumlu olmayacak. Milletvekillerini umursamayacak. Seçtiğin milletvekilleri bakanlardan ve bürokratlardan hizmet yapmasını isteyemeyecek, hesap soramayacak. Sana hizmet getiremeyecek. Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girecek. Buraların hepsi ‘Başkanın Partisine’ göre düzenlenecek.Devlet, parti devleti olacak.Başkan isterse devlet kurumlarını bölgelere ayırarak ülkenin bölünmesine neden olabilecek.”şeklinde konuştu. 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Arşiv