Vali Toprak, Vakıflar Haftası açılış törenine katıldı

Panel sonrası Vakıf öğrenci yurdunda kalan Cem Sağlam, Vakıflarda 20 yılını dolduran Fethi Kazgın, Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Yılmaz ve Vakıfa emeği geçen Mustafa Özuyumaz’ a hediyelerinin takdimi sonrası program sona erdi.

11 Mayıs 2017 Perşembe 02:09
Vali Toprak, Vakıflar Haftası açılış törenine katıldı
Vali Toprak, Vakıflar Haftası münasebetiyle düzenlenen açılış törenine katıldı.

Bu yıl ‘Vakıf Medeniyeti ve Kudüs’ teması ile kutlanacak olan Vakıflar Haftası kapsamında düzenlenen açılış törenine Vali Mustafa Toprak, Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekteri Ercan Turan, Malatya Vakıflar Bölge Müdürü Azra Yavaşoğlu, Emniyet Müdürü Dr. Ömer Ural, İl Jandarma Komutanı Albay Şerafettin Yılmaz, Hacı Bektaşi Veli Vakfı Genel Başkanı Hasan Meşeli ve davetlilerin katıldığı törenin açılış konuşmasını yapan Vakıflar Bölge Müdür V. Azra Yavaşoğlu, Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekteri Ercan Turan’ ın ardından Vali Toprak yaptığı konuşmasında, “ Türk-İslam Kültür’ünün en önemli tarihi miraslarından birisi olan vakıflar, kadim medeniyetimizin de temel dinamiklerinin başında yer almaktadır.

Tabir-i caizse bir paylaşma ahlakı olarak da niteleyebileceğimiz vakıf medeniyeti, Selçuklu ve Osmanlı Türk Devletleri döneminde altın devrini yaşamış ve halka karşı adeta devletin şefkat eli gibi hizmet yürütmüştür.

Böylece insanlar arasında yardımlaşma ve dayanışma ruhu oluşturan vakıflar, karşılıklı sevgi ve gönül bağları tesis ederek “Millet” olma şuurunun ortaya çıkmasında Türk toplumuna son derece önemli katkılar sunmuştur.

Bilmek ve asla unutmamak gerekir ki bir ülkenin tarihi ve kültürel değerleri ile vakıf varlıkları o ülkenin tapusu ve kimliği hükmündedir. Dolayısıyla bu değerler, o ülke sınırları içerisinde yaşayan istisnasız her vatandaş tarafından korunmalı, sahiplenilmeli ve gelecek kuşaklara emanet edilmelidir.

Bekası uğruna sayısız bedel ödediğimiz bu toprakları “Vatan” olarak telakki ediyorsak, onun mazisine, kültür miraslarına ve uhdesinde bulunan bütün eserlerine sahip çıkmamızın şart olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız.
Çünkü vatan sadece bir toprak parçası değildir; ecdat kanıyla yoğrulmuş o toprakların altında ve üstünde bulunan bütün değerlerle mücehhez bir bütündür.

Bir taraftan sosyal ve ekonomik yardımlaşmayla yoksulluğu asgariye indirgeyerek buna bağlı toplumsal sıkıntıları bitirmeye gayret eden vakıf müesseseleri, diğer taraftan yurdun imarı maksadıyla kültür-sanat değerlerini koruyup geliştirme çabasına girişmiştir.

Bu amaçla okul, hastane, kervansaray, köprü gibi birbirinden farklı pek çok eser yaparak hiçbir ayrım gözetmeden bütün insanların hizmetine sunan vakıf müesseseleri, özellikle eğitim alanında takdiri hak eden hizmetler sunmuştur.

Şüphesiz ki Bu bağlamda baktığımızda tüm vakıflarımız ın Vakıf yöneticilerimizin, Vakıf üyelerimizin bu sevgi ve hoşgörüyü, yardımlaşma ve dayanışmayı “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” prensibinin alanda ve geleceğe uygulanması ve aktarılması noktasında önemli görev yaptığınızı ifade ediyor. Tüm Vakıf başkanlarımızı her bir noktada bulunan eğitim, sağlık, sosyal, kültürel anlamda insanı boyuttaki tüm vakıflarımızın bu ulvi çalışmaları için teşekkür ediyorum. Her birine çalışmalarında başarılar diliyorum. Şüphesiz ki bir taraftan geçmişten gelen vakıflarımızın kendi mütevellileri tarafından yönetilmesi ve kuruluş amaçlarına uygun olarak o vakfiyelerin insanlığa güzel hizmetler sunması bu önemlidir, bir taraftan da yeni ve modern dünyanın yeni gelişen hizmet alanlarında yeni vakıf anlayışıyla ve bakışıyla bu güzelliklerin yeni bir bakışta ileriye doğru hareketlenme noktasında gelmesi yine her türlü takdirin üzerindedir.

Malatya'da Mülhak Vakıf bulunmamaktadır, kendi mütevellileri tarafından yönetilen ve aileler tarafından yönetilen ilimizde bir vakıf müessesesi yok. Ama değişik yerlerde değişik illerde bu Vakıflar var ama bizimkiler Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen vakıflar ve onların kontrol ve denetimi altında özel kesim ve kişiler tarafından ya da devlet ya da yarı resmi oluşturan vakıf müesseseleri bunların da hizmetlerinin önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Çünkü tüm vakıflarımızın gayreti ve amacı insana dokunabilmek, insanı yaşatabilmek, insanı ve güzellikleri yaşatmak adına bu güzel duygularla birlikte paylaşma, dağıtma ve yardımlaşma düşüncelerinde ve duygusunu tüm insanlara sevgi ve hoşgörü içerisinde verebilmektir. Çalıştığı alan ne olursa olsun insanlığa hizmet ediyorsa, insanlarımız arasındaki birliği beraberliği kardeşliği ve ihtiyaç alanlarının giderilmesinde katkı sağlıyorsa ondan daha güzel bir şey olamaz. Onun için teşekkürlerimizi ifade etmek istiyoruz. İki teşekkür daha etmek istiyorum tüm vakıflarımız da kuruluş noktasında katkı sağlayanlara bunun idamesini sorumluluk ve yükümlülük içerisinde, tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyacak şekilde, bu katkıları bu insanların katkısına sunulan vakıflar hizmetinde olan arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Özellikle yeni dönemde 1980'lerin ortalarında rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal, zamanında Başbakan iken oluşturduğu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı 81 ilde bulunuyor, bu vakıflarımızın insanlarımızın anlık çıkan ihtiyaçlarını karşılamada hemen hızlı bir şekilde dokunabilmenin çok önemli bir karar mekanizması oluşturulduğunu görüyorum ve bu manada bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanımızı minnet ve şükranla anarken o güzel faaliyetlerin şu anda da bu güzellikler içerisinde devam ettiğini ifade etmek istiyorum, minnettarız. İkinci olarak son yıllarda 15-20 yıl içerisinde özellikle her bir zaman bizim kadim geçmişimizden, medeniyetimizden gurur duyuyoruz bu manada el üstüne el koymuşlardır, taş üstüne taş koymuşlardır ve Osmanlı hükümranlık alanında her gücü uhdesinde bulundurmasına rağmen ben hiçbir şekilde olumsuz değil olumlu, insanlara faydalı olabilecek şekilde gittikleri yerlerde ilahi Kelimetullahlığı yayacak şekilde katkıda bulunmuşlardır. Bu manada memleketin neresine gidersek gidelim o kadim geçmişimiz çerçevesinde bugüne kadar çok önemli eserler yapılmış ve bu eserlerle birlikte insanlığa insani gelişime ve her bir alanda paylaşma ve yardımlaşmaya katkıda sağlamıştır. Onun için geçmişimizle gurur duyuyoruz. Çünkü her türlü iktidarı, muktedirliği elinde bulundurmasına rağmen sadece inancımızın sevgimizin hoş görümüzün, paylaşmamızın, kardeşliğimizin gereğini yapmışlardır. Taş üstüne taş koymuşlardır, el üstüne el koymuşlardır, eli bir araya getirmişlerdir. Onun için çok önemli, Kudüs'teki medeniyet değerlerini dikkate aldığımızda bunun önemli olduğunu düşünüyoruz, en önemli eserler vakıflar, vakıf eserleri ve yaşatılan vakıfların orada örnek içerisinde yer aldığını görüyoruz.

Bu Dolayısıyla bu duygular içerisinde, vakıf ruhunun yeniden canlanması ve yaygınlaşması ümidiyle siz değerli konuklarımızın şahsında halkımızın, bu yıl “VAKIF MEDENİYETİ KUDÜS” teması ile icra edilmekte olan Vakıflar Haftası’nı bir kez daha kutluyorum. Bu anlamda ifade edildi hayır kapısının kapanmaması diliyorum sadakayı cariye yapılan iyiliklerin vücut bulması devamlı olması sürekli olması ve sadece bugün değil geçmişten aldığımız o güzelliklerin yaşıyor olanlarının geleceğe de yaşayarak götürülmesi ve ihtiyacı olan eserlerinde onarılması gerekiyor. Bu anlamda geçmişten aldığımız o eserler ilimizde de Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı dediğimiz eski Battalgazi de belki 10 yıl önce 20 yıl öncesinde mezbelelik, taşları yerinden çıkmış yakıştırmakta uygun değil adeta çöp dökme alanı haline gelen bir kervansarayın vakıflarımız tarafından ilgili otoritelerle, belediyelerle müştereken bir çalışma içerisinde onarıldığını görüyoruz. Dolayısıyla son 20 yılda Vakıf eserlerinde ciddi manada hem restorasyonun kimliği, eski kimliğinin yaşaması yaşatılması noktasında katkılar var. Onun için Sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beye de hem Başbakanlığı dönemi hem de Cumhurbaşkanı dönemi için teşekkür ediyoruz Vakıf eserlerinin ihya edilmesinde ciddi manada talimatları ve katkıları olmuştur. Çünkü Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün bu almış oldukları görev çerçevesinde bir yılda bir tane eser onarılacak projesiyle her türlü ihalesiyle ve sonuçlandırılmasıyla bunlar ortaya çıkarılmıştır. Onun için bu anlamda da teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Şüphesiz ki Kudüs dediğimizde vakıflara değildik vakıfların eserlerin yaşatılması insanla yaşatılması içinde insan nefesi ile birlikte var edilmesi vakıflar aracılığıyla medeniyet inşa edeceğiz yaşatacağız ve yaşayacağız o insanla birlikte eserlerin yaşaması çok önemli. Onun için kurulan Vakıflar aracılığıyla insanlara dokunması insanlara dokunarak birliğinizi, kardeşimizle, beraberliğimizi, gençliğimizi, geleceğimizi çok güzel bir şekilde paylaşma ve dağıtma duygularıyla birlikte ihya etmesi her türlü takdirin ötesinde.

Bu anlamda üç semavi dinin İncisi olan Kudüs, İslam Âlemi için Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere ile birlikte mukaddes kabul edilmiş ve Kudüs-i Şerif ismi ile bütün Müslümanların gönlünde yer edinmiştir. Büyük Türk Hükümdarı Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi’ni takip eden süreçte Ecdadımız Osmanlı’nın önemli eserler bıraktığı Kudüs, Türk-İslam Medeniyeti’nin de ev sahipliğini yapan merkezlerden birisi olmuştur. Bu nedenle “VAKIF MEDENİYETİ KUDÜS” temasının son derece anlamlı ve kıymetli bulduğumu ifade etmek istiyorum.

Yani dinimizin ve ayeti kerimenin de özünde o gökyüzüne açılan bir kapı, o anlamda vakıf ve vakıf medeniyeti Kudüs noktasında çok önemli bir nokta ve en son olarak da bir kelime geçti çok önemlidir. Kudüs ağlarsa dünya ağlar yani bu kadar öneme haiz bir nokta öneme haiz hizmetler bütünü bunu takdirle şükranla anmak lazım. Tüm bunlarla birlikte şüphesiz ki orada bizim ilgimizin, her türlü dikkatimizin eksik kalmaması gerekiyor. Edebiyat dünyasının çok önemli bir insanı Mehmet Akif İnan, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz böyle bir tanıtım evrakı hazırlamış ama burada Mehmet Akif İnan Beyi görünce işin doğrusu paylaşmak istedim Mehmet Akif İnan söyle diyor,

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde,
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu,
Varıp eşiğine alnını koydum,
Sanki bir yer altı nehri çağlıyordu.

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde,
Götür müslümana selam diyordu,
Dayanamıyorum bu ayrılığa,
Kucaklasın beni İslâm diyordu.

Mehmet Akif İnan'ı bir kez daha rahmetle saygıyla anıyorum, bu manada bu güzel programın tüm Türkiye'de yaşanması noktasında katkı sağlayan Vakıflar Genel Müdürlüğümüze, Vakıflar Bölge Müdürlüğümüze, kutlama komitesine, tüm Vakıf Başkanlarımıza, üyelerine tüm katkı sağlayan kurumlarımıza diğer katkı sağlayan katkısı tüm oluşumlarımıza teşekkür ediyor. Bu duygu ve düşüncelerle tüm katkıda bulunan hayırsever vatandaşlarımıza, hayır kapısını kapatmayan tüm insanlarımıza teşekkür ediyor, bu organizasyon nedeniyle bir kez daha ifade ediyorum ki hem Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğümüze, Bölge Müdürlüğümüze tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum. Bu güzel haftanın bu anlamda ülkemizin dünyanın birlik ve kardeşlik duyguları içerisinde güzelliklerle bağ kurmasını da canı gönülden diliyoruz, kazasız belasız ecdadımızdan aldığımız ruhun geleceğe iyi bir şekilde teslim edilmesi noktasında bir güzelliğe dirilişe güzellikler oluşturmaya vesile olmasını diliyor bu manada Vakıf eserlerimizin yaşatılması ve yapılması noktasında bir farkındalığa katkı sağlamasını canı gönülden diliyorum hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum” dedi.

Konuşmaların ardından Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Yılmaz’ın ‘Vakıf Medeniyeti ve Kudüs’ paneline geçildi.

Panel sonrası Vakıf öğrenci yurdunda kalan Cem Sağlam, Vakıflarda 20 yılını dolduran Fethi Kazgın, Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Yılmaz ve Vakıfa emeği geçen Mustafa Özuyumaz’ a hediyelerinin takdimi sonrası program sona erdi. 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    Bumerang - Yazarkafe


    haberler
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Arşiv