Keşke Hiç Büyümeseydik...

06 Ekim 2018, 16:10
Keşke Hiç Büyümeseydik...
Ramazan BAYINDIR
Çocukluğumuzda bunu yaşamayan pek yoktur. Masum, çekingen, utangaç bir kalbimiz vardı. İçinde asla bir kötülük ve art niyet barındırmayan...
Saf, duru, temiz ve iyi düşüncelere kucak açan kalbimiz...
İnanın, o zamanlar aşkımız hiçbir zaman sekteye uğramadan sürerdi. Hem de karşılıklı olarak...
Bir kız pencereden el salladı mı, bir erkek kıza gönülden selamlarını iletti mi dünyalar onların olurdu. Sevinçten havalara uçardık.
Bir gülücük, mahcup bir bakış, beraber oyun oynamalar, kin gütmemeler, severek ve mutlu olarak yaşamını sürdürmeler...
Ne güzel günlerdi. Yavru kuşlar gibi seviniyorduk. Aslında böylesine iyi şeyler beslememizin en büyük katkısı kalbimizdi.
En tesirli hazinemiz kalbimizdi. Nasıl da utangaçtık valla. Sevdiğimiz kişiyi incitmektense öbür dünyaya boylamayı çekinmeden göze alırdık. 'Mutluluk' kelimesi en çok da çocukluğumuzda kendi değerinin farkına varırdı.
Aynı şekilde sevdiğimizin önünde küçük düşmekten ve düşürülmekten de çok korkardık. Ödümüz kopuyordu. Her gün onu görebilmek için ne mesafeler kat ederdik. Ne tür tehlikeleri cesurca göze alırdık.
Yaşayanlar iyi bilir. Karşılık bulmayan aşklar ömür boyu bir esrarengiz olarak kalırdı. Üstünü örterdik. Üzülmemesi için geç saatlere kadar yanında bulunurduk. Psikolojisi üzüntüden sıyrılsın diye ne diller dökerdik.
Uzaktan...
Uzaktan sevmek diye bir şey vardı o zamanlar...
Ama şimdi… Şimdilik yakından birbirimizin vücudunu deşmek için fırsat kolluyoruz. Merhamet yok, sevgi rafa kaldırılmış, çıkar ve para uğruna karşı cinsi tavlama üzerine kafa yoruyoruz. Kadın cinayetleri almış başını gidiyor. Koskocaman profesör eşini dayaktan tanınmaz hale getiriyor. Uyuşturucu ve kumar batağında saplanıp kalıyor. İdol olarak seçtiğimiz insanların evlilikleri kısa dönem askerlik gibi bir kaç aya sığdırılıyor. Sokaklar zaten felaket tellallığı. Din adamı din üzerinden siyasi rant peşinde ve aynı zamanda zimmetine para geçiriyor.
Güven ve sadakat duygularının izi bile yok. Kimse birbirine güven vermiyor. Aynı apartmanda oturanların birbirlerinden haberi bile yok. Birinin ölümü, kokup tüm apartmana yayılmasıyla fark ediliyor.
Toplumsal ilişkiler dumura uğramış. Gidişatımız kısaca yerle yeksan olmuş.
O eski günleri öyle çok özlüyorum ki...
Uzaktan sevmeyi, uzaktan insan olmayı ve çıkarsız hesapsız aşka öyle özlem duyuyorum ki…
Birisini gönülden sevmek, sıkıca bağlılığını ilan etmek, yüreğimize sığdıramadığımız o kocaman sevgiyi ölesiye onunla paylaşmak…
Bir laf vardır “Et tırnaktan ayrılır mı?” diye. Birisini canınızın, kanınızın ve fikrinizin bir parçası gibi seviyorsanız; ona sonsuz sevginizi birbirinden kopamayacak halatlar gibi sıkıca sunduysanız ve o da benzer duygular içerisinde olup ufacıktan da olsa bir şeyler aktarmışsa size sevdiğinizi sakın bırakmayın bence.
Çok sevin ve yeteri kadar da sevilin. İşte bunun tadı bambaşka… 

banner315

    Yorumlar

Hava Durumu
Tümü Anket
MHP Kuluncak Ilçe Belediye Başkan A. Adayı olarak kimi görmek istersiniz?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Arşiv