İmam Gazali'den Övgü ve Dünyalıklara Dair Hatırlatmalar

04 Mayıs 2014, 13:00
İmam Gazali'den Övgü ve Dünyalıklara Dair Hatırlatmalar
Damla PAMİR

Kafanızdaki onlarca iş ve düşünce içinde aslında hep bir hedefe yönelik hareket edersiniz. Gün içinde bu hedefleriniz değişebilir ama tamamlanana kadar hep aklınızdadır, bu diğer bütün insanlar için de böyledir. Ancak iman eden bir insansanız bir farkınız vardır:

İman edenlerin farkı günlük işlerin yoğunluğu içindeyken de ortak bir hedef yani Allah rızasını kazanmak için hareket etmeleri ve bu hedefin onları hep doğru ve iyi olana, güzel olana yöneltmesidir.

Hedefleri Allah rızası ve sevgisini kazanmak olduğu için zorluklar, engeller, tehditler ya da sıkıntılar da onları yıldırmaz ve kararlılıkla doğru bildiklerini yaparlar. Bu ahlakları da onlar için hep güzellik vesilesi olur.

Kıymetli alimlerimizden İmam Gazali Hazretleri, Allah’ın rızası ve sevgisinin ne kadar kıymetli olduğunu ve Allah’ın rızasını tercih eden bir kişinin ne kadar büyük mükafatlara layık görüleceğini şöyle anlatmıştır:

• Bir kimsenin çok kıymetli ve nefis bir mücevheri olduğunu düşünelim. Bunu yüklü bir bedel karşılığında satması mümkün iken götürüp birkaç kuruşa satsa; bu davranış o kişi için büyük bir zarar ve muazzam bir aldanma olmaz mı? Aynı zamanda bu davranış himmetinin (emeğinin) düşüklüğüne, görüşünün zayıflığına ve aklının kıt olduğuna delalet etmez mi?

• İşte bir kulun alemlerin Rabbinden alacağı rıza, mükafat, övgü ve sevap ile yetinmeyerek bunun yanında insanlardan elde edeceği övgü ve dünyalıklar, milyonlara hatta dünya ve içindekilerden daha fazlasına nisbetle bir kuruş kadar bile değer ifade etmez. O halde, şu değersiz dünyalıklar karşılığında Allah Teala’nın Yüce ve değerli ikramlarını kaybetmek apaçık bir aldanış değil midir?

• Eğer bu değersiz dünyalıklar sana mutlaka gerekli ise, sen yine de ahirete yönel; göreceksin ki dünya da peşinden gelecektir. Sen sadece Rabbinin rızasını talep et, o da iki cihanın da sahibi olan Yüce Zat’tır.

• Resullullah (s.a.v.) da şöyle buyuruyor: (Suyuti, Münavi)

Öyleyse amelleri halis niyetle sırf Allah rızası için yapan ve himmetini (emeğini) ahireti kazanmak için sarf eden kimse hem dünyasını ve hem de ahiretini mamur etmiş (kalkındırmış) olur. Eğer dünyaya yönelirse ahiretini kaybettiği gibi, belki de arzu ettiği dünyalıklara da nail olamaz (sahip olamaz). Nail olsa (sahip olsa) bile o dünyalıklar elinde baki kalmaz. Sonunda hem dünyada hem de ahirette hüsrana uğrayanlardan olur. (İmam Gazali, Cennete Doğru (Yedi Geçit) Minhacü’l-Abidin s. 264-265)

Dünyadaki hiçbir çıkar, hiçbir güzellik kalıcı değildir, hepsi yok olucudur en önemlisi de bunlar ahiret hayatındaki sonsuz yaşam ile kıyaslandığında kıymetsizdir. İman edenler bu gerçeği çok iyi bilirler ve Allah rızasının üstünde hiçbir beklentileri olmaz.

Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak onların asıl hedefidir. Bu hedefin nedeni de birşeyler kazanmak ya da başarılı olmak değil sadece Allah’ın sevgisini, hoşnutluğunu, beğenisini kazanmaktır.

Allah sevgisi olmadan ve Allah rızası kişinin asıl hedefi olmadan dünya hayatında bir insanın rahat etmesi, her anlamda huzura kavuşması mümkün değildir. Elde edilen sonuçlar hep eksik olur, sıkıntı hiç bitmez.

Ancak Yüce Rabbimize karşı herşeyin üstünde, çok güçlü bir sevgisi, bağlılığı olan bir insana, Allah güzellikleri açar, nimetlerini sınırsızca verir. Böyle insanlar her zaman huzurlu olurlar, iç sıkıntısından uzak oldukları için bedenen de sağlıklı olurlar, vicdani rahatlık yüzlerine nur olarak yansır.

Bu, Allah’ın Kuran ile bize bildirdiği sırlardan biridir:

Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır. (Yunus Suresi, 26)

 

banner143

    Yorumlar

TÜMÜ Yazarlar
Hava Durumu

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Arşiv