banner391
banner369

Erken gençlik döneminin  mühim konularındandır hayatın anlamlandırılması. Öyle ki bu süreçte  birey kendine sürekli ben kimim, neden bu ülkede, bu ailede doğdum, nereye gidiyorum, benden beklenen nedir, benden beklenenleri neden yapmak zorunda olayım?...vs. Bu sorular uzar gider; huzursuzluk, anlamsızlık karamsarlıkla dolu günler, geceler gelir sonra. Bu dönemi sıhhatli bir şekilde geçiremeyen birey aksi, mutsuz, hedefsiz, problem üreten bir hal alır.

 Bu dönemde gencin manevi destek alması, milli manevi değerlerin aşılanması, hem bireyin hem toplumun geleceği açısından hayati öneme sahip. Eğer birey milli manevi değerlere sahip bir ailede dünyaya gelmişse bu süreçten daha kolay geçebiliyor. Aksi takdirde mutluluğa ulaşmak için çabalayan birey alkol, uyuşturucu, sigara, kötü alışkanlıklar, kötü arkadaşlıklar vb. bataklıklara saplanabiliyor. Yanlış anlaşılma olmasın bu soruları soran gençleri yadırgamıyorum, yaratan Allah insanı sorgulayan, düşünen bir varlık olarak yaratmış ve insanı bu özelliği sebebiyle övmüştür. Sorgulayan birey zihninde oluşan sorulara mantıklı cevaplar bulabilir, hayatı anlamlandırabilirse sürekli bir mutluluğa erişemese bile en azından mutmain olur huzur ve sükuna kavuşur. Yaratan Allah (cc) bizlere akıl vermiş, cüzi bir irade vermiştir. Birey bu soruların ardından fıtratına uygun olanı yapıp iman eder ve kulluk ederse işte o zaman eşrefi mahluk olur. İsra suresi yetmişinci ayetinde Allah (cc) “Biz hakikaten insanoğlunu şan şeref sahibi kıldık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık” buyurmuştur. 

Ahiret inancı imanın şartlarından biridir. Gençler bu dünyanın sadece yol üzerindeki bir han olduğunu idrak eder, gönlünü maddenin esaretinden kurtarabilirse yaratılış amacını kavrar, istikamete erer. Zira biz bu dünyaya imtihan için gelmiş bulunmaktayız. Rabbimiz mülk suresinin ikinci ayetinde “O hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır” buyurmaktadır.  Tüm canlılar gibi elbette bizlerde birgün ölümü tadacağız ve yaptığımız iyi ve kötü işlerin karşılığını göreceğiz. Şu kısa ömrümüzü kulluk ve hayır hasenat ile geçirmeliyiz. Ne kadar iyi iş yaparsak o bizimle kalacak fani dünyaya dair. Ne demiş büyüklerimiz mal da yalan mülk de yalan var biraz da sen oyalan. 

Dünya kadar servetimiz de olsa ahirete götürecemiz sadece hayır ve hasenattır. Amel defterimizin kapanmaması için ise hastane, okul, cami, köprü, yol, çeşme gibi hayır hasaneta ihtiyaç var. Bu da dünyanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Dünya varlığı Allah’ın rızasına ulaşmak için kullanılırsa eşsiz bir nimettir. Bu yüzden tüm bireyler bilhassa gençler Allah’a iyi bir kul Hz Peygamber’e iyi bir ümmet islam alemine, devlete ve millete hayırlı bir birey olmak için hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışmalıdır. İşte hayata bu gözle bakabilirsek dünya da yaşamak da anlam kazanır. Anne babalar anlamsızlık bataklığından çocuklarını korumak istiyorlarsa evvela manevi değerlerin yaşandığı bir aile iklim oluşturmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.