Gündoğdu: Kaos arayanları da hayal kırıklığına uğratacağız

Memurlar, sancılı bir toplu sözleşme sürecini daha geride bıraktı. Tartışmaların merkezinde ise Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu var. Başkan Gündoğdu “Sorumluluğumuzun farkındayız ve Allah’ın izniyle beklentileri karşılayacağız” dedi

30 Mart 2013 Cumartesi 23:57
Gündoğdu: Kaos arayanları da hayal kırıklığına uğratacağız
banner83
 Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, toplu sözleşme sürecini ve o süreçte yaşananları Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Aslan Değirmenci'ye değerlendirdi. Gündoğdu, "Üyelerimiz, kamuoyu ve hatta diğer konfederasyonların yöneticileri ve üyeleri kazanımların ancak bizim elimizle olacağını biliyorlar. Bunun için sorumluluğumuzun farkındayız ve Allah'ın izniyle beklentileri karşılayacağız. 'Hükümet vermesin, Memur-Sen almasın' diyerek süreçten medet umanları da daha açık bir ifadeyle, memurların kazanımlarından ziyade kaos arayanları da hayal kırıklığına uğratacağız" dedi.

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu'nun röportajda yer alan bazı konu başlıkları ve özetleri şu şekilde:

UYUŞMAZLIĞIN MALİYETİNİ HESAPLAYACAK BİR YAKLAŞIM GÖREMEDİK

Tekrar toplu sözleşme masasında uyuşmazlığın maliyetini hesaplayacak bir yaklaşım göremedik. Masada bağıtlanan toplu sözleşmenin ülkeye sağlayacağı pozitif fayda görmezden gelindi. Teklifler, toplu görüşmelerin gerisinde kaldı. Kriz yılı hariç, şimdiye kadar hiç böyle bir teklif almadık. Hükümet her yıl teklifler yaptı bunları yeniledi, yeni adımlar attı, biz de tekliflerimizi gözden geçirdik. Bunun soncunda 2006, 2008 ve 2010 yıllarında imza attık. İmzalamadığımız yıllarda hükümet ve sendikalar birbirine teklifleriyle yaklaştı. Bu yılki toplu sözleşmelerde, Kamu İşveren Heyeti tarafından pazarlık yapmayı sağlayacak bir adım dahi atılmadı.

 

 

YETKİ GASPI YAŞANDI

 

Toplu sözleşmenin anayasa paketine girmesine karşı çıkan, yasası çıkarken yetki paylaşımında direnen anlayış, toplu sözleşme sürecinde yine işbaşındaydı. Toplu sözleşme, referandumla kabul edilmesine karşın, yetkisini konfederasyonlarla paylaşmak istemeyen bir yapıyla karşı karşıya kaldık. Halbuki, demokrasi hazmetme rejimidir. Ancak bu hazımsızlığı, hem kamu tarafında, hem de diğer konfederasyonlarda bol miktarda gördük. Hükümet ileri demokrasi adına atılan adımların yasa ve anayasa kitaplarında kalmaması gerektiğini öğrenmelidir. Teorisine ‘evet’ kullanımına ‘hayır’ diyerek ileri demokrasi olmaz. Demokrasinin kazanımlarını hazmetmek lazım. Bundan sonra hem bu sıkıntıyı aşacağız hem de grev ve siyaset hakkı için çalışacağız.

 

 

KAZANIMLAR HEBA OLMASIN, DİYE SON TOPLANTIYA KATILDIK

 

Yaptığımız görüşmelerde, toplantıya geç katılarak tepki gösterilmesi, az da olsa, toplu sözleşme masasında elde edilmiş kazanımların heba edilmemesi adına, 6 aydır zam alamayan kamu çalışanlarını yeni bir kaosun ortasına sürüklememek için toplantıya katılma kararı alındı. Katılmadığımızda ya önceki katılım tutanakları esas alınarak sadece masada alabildiklerimiz hayata geçirilecekti, ya da her şey sıfırlanıp yeniden Bakanlar Kurulu'nun insafına, yani 3+3'a dönülecekti. Yeni oluşacak zaman kaybı da işin cabasıydı.

 

DİĞER KONFEDERASYONLAR EYLEM BİLE YAPAMADI

30 Nisan'dan 22 Mayıs'a kadar toplu sözleşme masasında, daha sonra da Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nda oturdular. Toplu sözleşme süreci bitti, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun toplantısına katılıp katılmamalarını bile Memur-Sen'e bağlı hale getirdiler. Tek başlarına karar veremediler. Ne masada, ne sahada hiçbir farklılık gösteremediler. Ama, biz Memur-Sen olarak, Kamu İşveren Heyeti'nin yüzdelik zam teklifini ertesi gün, bütün ülke genelinde protesto ettik. Başta Eğitim Bir-Sen olmak üzere sendikalarımızla iş bırakma eylemi yaptık. Memur-Sen farkını ortaya koyduk. İş bırakacaklarını açıklayan, ancak bunu yapmak için bile bizim gözümüzün içine bakan, bizden cevap bekleyen konfederasyonlara inat, eylem kararlılığımızı ortaya koyduk. Yapmış olmak için değil, ses getiren eylemler gerçekleştirdik.

 

KAOS BEKLEYENLERİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATACAĞIZ

Masaya taşıdığımız her talep teşkilatımızla birlikte belirlediğimiz yerinde ve haklı taleplerdir. Başta öğretmene ve öğretim elemanına ek ödeme olmak üzere, 4-C'liler için belirlediğimiz diğer talepler, emeklilerin durumunda iyileştirme, kalan sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi gibi onlarca sorun çözülünceye kadar daha açık bir ifadeyle haklı taleplerimiz gerçekleşinceye kadar ter akıtmaya devam edeceğiz. Üyelerimiz, kamuoyu ve hatta diğer konfederasyonların yöneticileri ve üyeleri kazanımların ancak bizim elimizle olacağını biliyorlar. Bunun için sorumluluğumuzun farkındayız ve Allah'ın izniyle beklentileri karşılayacağız. 'Hükümet vermesin, Memur-Sen almasın' diyerek süreçten medet umanları da daha açık bir ifadeyle, memurların kazanımlarından ziyade kaos arayanları da hayal kırıklığına uğratacağız.
RÖPORTAJIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN


banner143

    Yorumlar

TÜMÜ Yazarlar
Hava Durumu

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Arşiv