Askeri savcılık görevsizlik kararı vermezse 11 köylüyü öldürenler aklanacak

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kaybolan ve daha sonra bulunan kemiklerin kendilerine ait olduğu kesinleşen 11 köylü ilgili soruşturmanın zaman aşımına uğramasına 4 ay kaldı. Soruşturmayı yürüten askeri savcılığın,...

13 Haziran 2013 Perşembe 13:54
Askeri savcılık görevsizlik kararı vermezse 11 köylüyü öldürenler aklanacak
Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kaybolan ve daha sonra bulunan kemiklerin kendilerine ait olduğu kesinleşen 11 köylü ilgili soruşturmanın zaman aşımına uğramasına 4 ay kaldı. Soruşturmayı yürüten askeri savcılığın, 19 yıldır olayın failleri hakkında herhangi bir işlem yapmadığını belirten mağdur avukatları, “Dosya askeri savcılığın yetki alanına girmemesine rağmen bekletiliyor. 4 aya kadar ‘görevsizlik’ kararı verilen dosya sivil savcılara gönderilmezse failler aklanacak.” diyor.

    Diyarbakır'ın Kulp ilçesi Alaca köyünde 1993 yılında gözaltına alındıktan sonra kaybolan 11 köylünün kemikleri, faili meçhul cinayetler kapsamında yapılan kazıda bulunmuş ve DNA incelemesi için Adli Tıp Kurumu’na gönderilmişti. Adli Tıp Kurumu kemiklerin 11 köylüye ait olduğunu gösteren raporu düzenlemiş bunun üzerine aileler dönemin askeri yetkililer hakkında şikâyetçi olmuştu.
    
    Gözaltında öldürüldüğü kesinleşen 11 köylünün yakını Mehmet Tahir Taş, Kemal Taş, Sabri Avar, Sabri Tutuş, Süleyman Yamık, Ramazan Yerlikaya ve Seyithan Atala’nın avukatı Rahşan Bataray, Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’ndan soruşturma ile ilgili ivedi olarak görevsizlik verilerek dosyanın sivil savcılara gönderilmesini talep etti. Bataray, “09.10.1993 tarihinde köylerinden jandarma yetkilileri tarafından gözaltına alınıp kaybedilen, öldürülen 11 vatandaş ile ilgili yürütülen soruşturma dosyasında, aradan geçen 19 yılı aşkın süreye rağmen faillerin bulunması konusunda henüz etkin bir soruşturma yürütülmemiştir. Öncelikle soruşturma konusunun askeri savcılığınızın görev alanında olmadığı düşüncesindeyiz.” dedi.

    Askeri savcılıktan bugüne kadar birçok talepte bulunmalarına rağmen bu taleplerin kabul edilmediğini belirten Bataray dilekçesinde, “Dosyada zamanaşımı süresinin dolmasına da çok az bir süre kaldığı göz önünde bulundurularak, dosyanın ivedi bir şekilde görevsizlik kararı verilerek Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini talep etmekteyiz. 11 vatandaşın ne şekilde ve hangi yetkililer tarafından gözaltına alındıkları, nerede tutuldukları ve kimler tarafından öldürüldüklerine dair aslında dosyada, özellikle tanık beyanlarından oluşan çok sayıda delil bulunmaktadır. Bu delillere dayanılarak yetkililerin tespiti ve haklarında kamu davası açmak mümkün iken bu konuda hiçbir işlem yapılmamıştır.” ifadelerini yer verdi.

    ASKERİ YETKİLİLERİN EMRİYLE ÖLDÜRÜLDÜKLERİ ANLAŞILIYOR

    Bataray dilekçesinde bu bilgilere yer verdi: “Dosyada mevcut soruşturma evrakları üzerinde gerçekleştirdiğimiz inceleme sonucunda; 11 vatandaştan 10'unun Kulp Alaca köyünden, bu bölgede operasyon yapan Bolu Komando Dağ Taburu tarafından gözaltına alındıkları, Ümit Taş’ın ise yolda gözaltına alındıktan sonra aynı birim tarafından gözaltına alındıkları anlaşılmaktadır. Bu 11 vatandaş belli bir süre Bolu Tugayı askerlerince gözaltında, elleri ve gözleri bağlı bir şekilde tutulduktan sonra diğer yetkililerin emri ile öldürüldükleri anlaşılmaktadır. Bu husus dosyadaki tanık beyanları ve diğer belgelerden anlaşıldığı gibi TBMM tarafından olaya ilişkin düzenlenen araştırma rapor sonucundan da anlaşılmaktadır.” Bataray, dilekçesinin talepler bölümüne tanık ifadelerini yer vererek Jandarma Asayiş Komutanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı'ndan belirtilen tarihlerde olay bölgesinde yapılan operasyon bilgilerinin ve görevli askeri yetkililerin sorulmasını talep etti. Rahşan Bataray şu taleplerde bulundu: “Birçok tanığın beyanında şahısların helikopterlerle götürüldüğü belirtilmiştir. Belirtilen tarihlerde o bölgede kullanılan helikopterlerin hangi askeri yetkili tarafından kullanıldığının sorularak, tespit edilecek yetkilinin ifadesine başvurulması. Yine Misbah Akdeniz, Bahtiyar Aydın’ın öldürüldükten sonra buna ilişkin askerlerin yaptığı operasyon sonucu öldürülen örgüt militanlarının görüntülerinin yayınlandığı TRT programında babasının şapkasını gördüğünü ısrarla beyan etmektedir. Buna rağmen gönderilen kaset görüntülerinin belirtilen olaya ilişkin görüntüler olmadığı anlaşılmıştır. TRT’den tekrar görüntülerin istenmesi gerekmektedir. Bolu Tugayı'nda olay tarihinde görevli olan ve bölgede operasyonlara katılan yetkililerin tespiti amacı ile Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Asayiş Komutanlığı'ndan bilgi istenmesi. Olay tarihinde Kulp Alaca köyüne yakın karakollarda askeri hizmetini ifa eden erlerin tespiti ile olaya ilişkin görgülerinin olma ihtimalleri düşünülerek beyanlarının alınması, kemiklerin bulunduğu alanda tespit edilen kovanlar üzerinde, hangi nitelikte silahtan atıldığı hususunda bir inceleme yapılıp yapılmadığı, Zamanaşımının dolmasına az bir süre kaldığı hususu da göz önünde bulundurularak; o dönem yetkili komutanlar hakkında yakalama emri çıkarılmasını ve ivedilikle yakalanmaları için gereğinin yapılmasını talep etmekteyiz.”

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    TÜMÜ Yazarlar
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Arşiv