20-21 Haziran Avrupa Basın Özeti

G-20 Zirvesi’nin sonuçları, İran’ın nükleer programına ilişkin yeni tur görüşmeler ve Mısır’da askerin rolü, bugünkü Avrupa gazetelerinden seçtiğimiz yorum konularını oluşturuyor.

30 Mart 2013 Cumartesi 23:57
20-21 Haziran Avrupa Basın Özeti
 Fransız Le Telegramme adlı gazete, Meksika'daki 20'ler Grubu Zirvesi’ne ilişkin yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“20'ler Grubu, zirve sonrasında yayınladığı ortak bildirgede, -beklenildiği üzere- daha fazla ekonomik büyüme taahhüdünde bulundu. Bu, BM’in barış yönünde görüş bildirmesi ya da Dünya Sağlık Örgütü’nün AIDS hastalığının kökünü kazımak istediğini ilân etmesi gibi bir şey. Ama lâf cambazlığını şimdi bir kenara bırakalım. Dünya ekonomik gücünün yüzde 90’ını temsil eden zenginler kulübü, her şeyden önce düşünce alış-verişi yapılan bir forum niteliğinde ve dünya çapında karşılıklı iletişimin aracı konumunda; medyanın geniş çaplı olanakları sayesinde çok güçlü bir araç! Ve de krizin dünyanın kuzeyi, güneyi, doğusu ve batısındaki insanları tehdit ettiği bir dönemde ülke yöneticilerinin böyle bir araya gelmesi iyi bir şey değil mi?”    

Hollanda gazetesi “de Volkskrant”, 20’ler Grubu Zirvesi’nde gündeme gelen, “Eurobonds”, yani AB ortak devlet tahvillerinin acilen uygulamaya konulmasına sıcak bakmayan Almanya Başbakanı Angela Merkel’a hak veriyor. Gazetenin yorumunda şu satırları okuyoruz:

“Avrupa’nın ekseninde Almanya vardır; ülkenin kredi kartı, ayrıca ekonomisi gerçekten iyi işlemektedir. Ve Almanya, tek tek ülkelerin finans politikaları açısından birliğe entegre edilmesinin otomatikman gerçekleşeceğinin hayal edildiği, Euro’nun yürürlüğe girdiği 2002 yılındaki gibi bir maceraya yeniden atılmak arzusunda değil. Çünkü astarı yüzünden pahalı olan yanlış bir hesaptı bu! Merkel şimdi önem sırasını değiştiriyor: Önce mali işlerin, bütçenin, ekonominin ve bankaların demir disiplin altına sokulması doğrultusunda su sızdırmayan taahhütler verilecek, ondan sonra, birkaç yıl içerisinde Hollande, Monti ve Rajoy’un talep ettiği, birlik ülkeleriyle dayanışma çerçevesinde para akışı gündeme gelecek.”  

Rus “Rossijskaya Gaseta” adlı gazete, İran’ın tartışmalı nükleer programına ilişkin Moskova’da başlayan yeni tur görüşmeler çerçevesinde şu yorumu yapıyor: 

“6'lar Grubu ile İran temsilcileri Moskova’da yaptıkları nükleer görüşmede 'yükselmiş olan tansiyonu' indirebildiler. Köprüler atılmamış oldu. Moskova’daki toplantıya katılan taraflar çok somut olarak şöyle dediler: Söz konusu olan görüşmelerin devam ettirilmesidir, Tahran’a bombardıman tehdidinde bulunmak değil. İran tarafı da hayal kırıklığı yaratmadı. Genel kanıya göre onlar da çok yapıcı şeyler söyledi. Nükleer görüşmelere İstanbul’da devam edilecek. Bu da hiç fena bir gelişme değil. Her iki taraf da görüşmelerin başarısız kalmasının nelere mal olacağının bilincinde. Ancak bu, artık lâfta kalmayıp, kaçınılmaz olarak yakında uygulamaya geçme zamanının geldiği anlamını da taşıyor.”  

Liberal Danimarka gazetesi “Politiken”, Mısır’da devlet başkanlığı seçimleri çerçevesinde askerlerin oynadığı role ilişkin olarak şunları belirtiyor:

“Mısırlılar, halkın seçtiği yeni bir hükümete kavuşacaklarını inanıyorlardı. Onun yerine halka, tamamen askerin elinden çıkma bir askerî cunta ‘bahşedildi’. Askerlerin yeni kararnamelerle geniş yetkilere kavuşmasının başka bir izah tarzı olamaz. Polis güçlerinin aksine, devrim hareketine kadar halk arasında büyük sempati ve yoğun destek gören askerler Mısır halkını aldattı. Böylece Arap Dünyası’nın en büyük nüfusuna sahip Mısır, demokrasi ümidi ile hareket eden diğer (Arap) ülkelerine korkutucu bir örnek oluşturdu.”

21 Haziran Avrupa Basın Özeti

 

Yunanistan’daki son durum, Euro için atılması gereken adımlar, BM Çevre Koruma Konferansı’nın başarı şansı ve Mısır’daki nahoş durum, Avrupa gazetelerinden seçtiğimiz yorum konularını oluşturuyor.

Fransız Le Figaro gazetesinden seçtiğimiz yorumda, Yunanistan'daki seçimlerden ve yeni hükümetin kurulmasından sonra, ülkeye reformlar için daha fazla zaman tanınması gerektiği görüşü savunuluyor:

“Yunanistan'da muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi liderliğindeki Avrupa yanlısı partilerin zafer kazanması, ülkeyi bir faciaya düşmekten kurtarmış oldu. Şimdi AB’nin de artık bu hükümetle görüşmelere başlamaktan başka bir şansı yok ve tabii taviz de vermek durumunda. Şimdi en önemli olan şey, tüm Yunanların doğru yolda ilerlemesidir. Reformlar elbette kaçınılmaz. Ne var ki Yunanistan’a, yerine getirmesi mümkün olmayan birtakım şartlar dayatmanın da anlamı yok. Yunanistan’ın izlemesi gereken yön aslında belli. Yeni Başbakan Samaras’ın da bu yönden şaşmaması gerekiyor. Öte yandan hükümetin girişimlerinin hangi hızda olması gerektiği de açıklığa kavuşturulmak zorunda.”

Sol liberal İngiliz gazetesi The Independent ise yorumunda Euro’nun kurtarılması yönünde Avrupalıların kararlı adımlar atması gerektiğini vurguluyor:

“Avrupalı politikacıların Euro krizini sınırlamak üzere enerjik adımlar atma azminde olduklarına dair açıklama, finans piyasalarındaki panik durumunu bir nebze olsun giderdi. Yunanistan’da Antonis Samaras, işlevi olması beklenen bir koalisyon hükümeti kurdu. Peki, böylece Avrupa’da haftalardan beri devam eden çalkantılar durulmuş mu oldu? Maalesef değil! Sadece ve sadece politikacılar bu küçük molayı, hızlı ve kararlı ilerlemeler yönünde kullanabilirse, o takdirde daha kötü gelişmelerin önüne geçilmiş olur. Bankalar birliği ile kenetlenmiş daha sıkı siyasi ve mali birlik türündeki somut önlemlerin masaya getirilmesi gerekiyor. Elbette ki bu türden karmaşık mekanizmalar bir gecede gerçekleşmez. Ancak inandırıcı siyasi bir irade ortaya koyulmadan ve Euro’nun geleceğine ilişkin belirgin bir yol haritası olmadan her tür umut ışığı, -son dönemlerde olduğu gibi- hızla sönüverecektir.”

Muhafazakar Norveç gazetesi Aftenposten, Rio’daki BM Çevre Koruma Zirvesi’ne ilişkin yorumunda karamsar bir tablo çiziyor:

“Belirli ve önemli birtakım istisnalar dışında dünyanın siyasi liderleri Rio de Janeiro’ya akın etti. ABD Başkanı Barack Obama, tamamen iç politik gerekçelerle Zirve’den uzak kaldı. Ancak Rusya ve Çin devlet başkanları, Vladimir Putin ile Hu Jintao, katılmaya değer buldukları için BM'in Sürdürülebilir Kalkınma ve Çevrenin Korunması Konferansı’na gittiler. Çevreye en çok zarar veren dünyanın üç ülkesinden ikisi zirvede temsil ediliyor, üçüncüsü yok! İşte bu durum bile buluşmanın başarısına ilişkin beklentiler konusunda bir mesaj verebilir.”

Viyana’da yayımlanan Avusturya gazetesi Kurierden seçtiğimiz yorum ise Mısır’daki son durumla ilgili. Gazete, Mısır’da devlet başkanlığı seçiminden sonra ortaya çıkan senaryoların pek iç açıcı olmadığı görüşünde:

“Şu anda her şey, parlamentoyu dağıtan ve tüm iktidarı elinde toplayan askerler ile ‘Müslüman Kardeşler’ örgütünün açık bir çatışmaya doğru yol aldığına işaret ediyor. Sonucun nasıl olabileceğini kestirmek zor; ama hangi taraf baskın çıkarsa çıksın, nihayetinde her iki senaryonun da iç açıcı sonuçlar doğurmayacağı ortada. Burada kaybeden, ülkedeki siyasi dönüşüm için en ön saflarda mücadele vermiş olan demokratik, laik güçlerdir. Diğer kaybeden ise bu kaos ortamında gittikçe daha hızla dibe vuran ve bundan dolayı da halkın geleceğinin, ‘Arap Baharı’nın meyvelerinin heba edildiği Mısır ekonomisidir.”

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Nihat Halıcı

 

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Arşiv