11.07.2012 - Avrupa ve Alman basınından özetler

Euro Bölgesi maliye bakanlarının Euro’yu kurtarmaya ve İspanya’ya ilişkin kararları ile Suriye’deki gelişmeler, Avrupa basının bugünkü başlıca konuları.

30 Mart 2013 Cumartesi 23:58
11.07.2012 - Avrupa ve Alman basınından özetler


 Sol liberal İngiliz gazetesi The Independent Rusya'nın Suriye'ye bundan böyle silah satmayacağına dair açıklamasına yorum getiriyor:

“Rusya'nın Şam yönetimine silah sevk etmeme taahhüdünde bulunması, hakiki bir adım gibi görünüyor. Ancak çok erken sevinmemek gerek. Silah ticareti iki ülke arasındaki dostluğun bir sonucu. Ancak bu dostluğun özünü de oluşturmuyor. Kökleri Soğuk Savaş döneminde kadar uzanan sıkı tarihî bağlar pek kolay çözülecek gibi değil. Fakat silah sevkiyatının durdurulmasının güçlü bir sembolik etkisi var ve Esad'a Moskova'nın desteğinin de bir sınırı olduğunu gösteriyor. Bu, Şam'daki barbar rejim üzerinde baskıyı artıran, sevindirici bir gelişme.“

Euro ülkeleri maliye bakanlarından oluşan Euro Grubu, İspanya'nın malî açığının düzeltmesi için süreyi bir yıl uzattı ve zordaki İspanyol bankalarına 30 milyar euro kredi aktarılmasına yeşil ışık yaktı. İspanya'nın El País gazetesi alınan kararları yorum köşesine taşıyor:

“İspanya, bankalarının kurtarılması karşılığında malî kurumlarını AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu'nun sıkı denetimine ve kontrolüne teslim etmek zorunda kalacak. Fiilen tüm bankacılık sektörüne yapılacak bir müdahale söz konusu. Euro Grubu İspanya'yı kurtarma operasyonunu Troyka'nın kontrol edeceğini açıkça belli etti. İspanya hükümeti AB'nin malî ve bütçe ile ilgili şartlar koymasını beklemek yerine kendisi önceden gerekli ve zorunlu önlemleri almalıydı. Hükümet, durumun ciddiyetini gizlemek ve malî kriz ile resesyonla mücadelede aldıkları başarısız kararları yadsımak hatasında bulundu.”

Hollanda gazetesi de Volkskrant da yorumunda Euro Bölgesi maliye bakanlarının aldığı kararları övüyor:

“En somut sonuç, İspanyol bankalarının kurtarılması ve Brüksel'in bütçe disiplin kurallarının yürürlüğe giriş tarihinin kesinleşmesi olmuştur. Bu da ‘Merkezi Bankacılık İzleme Sistemi'nin yürürlüğe girmesine hız verileceği anlamına geliyor. Tam da İspanyol bankacılık sisteminin boğazını sıkan ve finans piyasalarındaki güveni dinamitleyen bu kısır döngüden çıkmak için atılması gereken adımlar bunlar. Maliye bakanlarının tereddütleriyle yıllarca geciktirdikleri bu önlemler desteklenmeli. Şimdi hızla eyleme geçilmeli.”

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande sosyal alanda reform çağrısı yaptı. Hollande kaygıları gidermek için anayasal değişiklik yaparak, çalışanlar ve işçi temsilcileri olmadan sosyal alanda hiçbir kararın alınmayacağı güvencesini verdi. Fransız gazetesi Le Figaro ise ülkenin sallanan ekonomisine dikkat çekerek, Hollande'ı güç bir görevin beklediğini vurguluyor:

“François Hollande Fransız firmalarının azalan rekabet gücünden kaygı duyuyor. Uzun süre işgücü maliyetlerinin çok yüksek olduğu gerçeğini görmezlikten geldi veya inkâr etti. Şimdi ise bunu öncelikli ulusal hedef haline getirdi. Cumhurbaşkanı'nın sonunda tozlanmış, sosyalist dogmalardan arındığına hükmedebiliriz. Yine de önemli reformların uzun zaman alacağını görmek gerek. Sendikaların üzerinde müzakere edeceği, acil yanıtlanması gereken sorular listesi fikri bu açıdan hiç de olumlu gözükmüyor. Fransa'da sosyal alandaki tartışmalar çoğu kez çıkmaza giriyor. Savaştan sonra sistemin modernleştirilmesi ne zaman gündeme geldiyse sendikalar her şeyin eskisi gibi, yani 70 yıl önce olduğu gibi, kalması için çabaladı. Hükümet şimdi sendikaların bu tavrına son vereceğini varsayıyor. Riskli bir bahis.”

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Deniz Eğilmez

Editör: Ercan Coşkun

1.07.2012 - Alman basınından özetler

Alman Anayasa Mahkemesi'nin Euro kurtarma tedbirleri ile ilgili karar süreci ve Mısır'da Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin orduyla giriştiği iktidar mücadelesi, Alman basınının ağırlıklı yorum konularını oluşturuyor.

Avrupa Birliği ülkelerine daha fazla bütçe disiplini öngören Malî Pakt ve uzun süreli kalıcı kurtarma fonu Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) 29 Haziran'da Alman Parlamentosu'nda büyük bir çoğunlukla kabul edilmişti. Ancak oylama sonrası, kabul edilen yasaların Alman Meclisi'nin bütçeyle ilgili hak ve yetkilerini kısıtladığı ve anayasaya uygun olmadığı gerekçesiyle çeşitli milletvekilleri konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Mahkeme'deki karar süreci sadece Almanya'da değil, tüm Euro Bölgesi'nde yakından takip ediliyor.

Frankfurter Allgemeine Zeitung konuyla ilgili şu satırlara yer veriyor.

“Milletvekillerini özgürlük ve sorumluluğa zorlamak hiç de kolay bir iş değil. Anayasa Mahkemesi, parlamenterlere anayasal görevlerini yeterince uzun süre hatırlatıp durdu. Bunda başarılı olmadığı da söylenemez. Ama eğer milletvekilleri tartışmalı Euro kurtarma mekanizmalarına onay veriyorsa ve özgürlük alanının hükümet tarafından kısıtlanmasına ses çıkarmıyorsa, bu sonuçta demoktarik bir karardır ve bu noktada Anayasa Mahkemesi’nin yapabileceği pek birşey kalmamıştır. Anayasa Mahkemesi’nde ifade veren, Euro kurtarma tedbirlerine eleştirel bakan milletvekilleri, Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) ve Malî Pakt’ın risklerini tam olarak kestiremediklerini (kim kestirebilir ki?) ama sezdiklerini ve oylamada buna göre karar verdiklerini söylüyor. Anayasa Mahkemesi böylece oyunun dışında mı kalıyor?”


Süddeutsche Zeitung gazetesinin aynı konuya ilgili yorumu ise şöyle:

“Karlsruhe’de verilecek karar, Federal Anayasa Mahkemesi’nin temel yetki alanına giriyor. Zira Mahkeme Euro’yu kurtarma mekanizmalarının demokrasi ile bağdaşıp bağdaşmadığına karar verecek. Karlsruhe’nin bir takım kuşkuları var. Konu, Anayasa'nın özü, can alıcı noktası, Alman devletinin temelleri. Alman Anayasa Mahkemesi, anayasayı korumak için kuruldu. Şimdi bu görevi yerine getirmesi gerekiyor ve Mahkeme de bu konuda son derece ciddi. Bunu hukukî açıdan teorik, önemsiz birşey olarak tanımlayan, neden bahsettiğini ve bununla nelere yol açabileceğini bilmiyor demektir. Bu şekilde konuşanın başına AB'nin yıldızları çarpmış olsa gerek.”

Berliner Zeitung gazatesi ise yorum sütunlarında Mısır’ın yeni Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin Anayasa Mahkemesi kararına meydan okuyarak parlamentoyu yeniden toplanmaya çağırmasını ele alıyor:

"Müslüman Kardeşler’in adayı Muhammed Mursi, daha iktidara gelir gelmez verdiği seçim sözlerini unutmuşa benziyor. Hukuk devleti ilkesi de neymiş! Anayasa Mahkemesi’nin fesih kararını hiçe sayıyor ve Askerî Konsey’in kararına rağmen parlamentoyu yeniden toplanmaya çağırıyor. Gerçi onu harekete geçiren nokta çok açık: Mursi için önemli olan sadece askerlere karşı çıkmak değil, aynı zamanda borçlarını geri ödemek. Selefîler ona seçim kampanyasında yardım etmişti. Ancak parlamentonun feshedilmesiyle koltuklarını kaybettiler. Mursi parlamentoyu yeniden toplanmaya çağırarak başta Selefîlere hizmet ediyor.”

Son olarak Financial Times Deutschland gazetesinin aynı konuyla ilgili yorumuna yer veriyoruz:

“Mısır’daki iktidar mücadelesi tam bir komedi. Ama pek eğlendirici değil. Hem de bu büyüklük ve önemdeki bir ülke için, bölgedeki demokratikleşme çabaları açısından çok tehlikeli. Kahire’de kimin dizginleri elinde tuttuğu, hangi kurum ve hangi görevlinin söz sahibi olduğu belli değil. Nil kıyısındaki politikaları gerçekten de yetki tartışmaları, güç çekişmesi ve verimsizlik belirliyor.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Başak Demir

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    Bumerang - Yazarkafe


    haberler
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Arşiv