05.07.2012 - Avrupa ve Alman basınından özetler

Avrupa gazetelerinde bugün CERN’de Tanrı parçağının bulunması, Euro krizi ve Mısır’daki yeni döneme ilişkin yorumlar öne çıkıyor...

30 Mart 2013 Cumartesi 23:58
05.07.2012 - Avrupa ve Alman basınından özetler


 Sol – liberal eğilimli El Pais gazetesinde yer alan yorum Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN'deki büyük buluşa dikkat çekiyor:

“Buluş, son zamanların en önemli gelişmesi olarak değerlendirilebilir. Nitekim bilim dünyasında da heyecana yol açtı. Bu, bilim dünyasına yapacağı somut etkilerin yanı sıra zorlu hedef uğruna yapılan uluslararası işbirliğinin de bir başarısı. Nükleer Araştırma Merkezi CERN, Avrupa ülkelerinin ortaklaşa katkısı ile oluşturulmuştu. Ayrıca tüm dünyadan sayısız üniversite ve bilim insanı da bu bilimsel araştırmaya destek verdi. Araştırmaya yapılan yatırımların sonuç vermesi, sıkı bir tasarruf politikasının uygulandığı günümüzde önemli bir adım oldu. Bunun, başka alanlardaki bilimsel araştırmalar ve toplumsal girişimlerde de işbirliğine gidilmesi konusunda bir örnek oluşturmasını diliyoruz.”

Paris merkezli Fransız gazetesi Libération da Tanrı parçacığının bulunmasına ilişkin şu değerlendirmeye yer veriyor:

“Yapılan bu fiziksel deneyden çoğumuz bir şey anlamasa da bilim insanlarının pek çok kişinin rüyalarını gerçeğe dönüştürdüğünü itiraf etmek zorundayız. Zira şimdi metafiziğin yanı sıra fiziksel öğretiler de risk altında. Çünkü söz konusu olan evren ve maddenin özü. Elde edilen sonuç, tarihi bir keşif olmanın ötesinde aynı zamanda bir sembol. Bu buluş, yeraltındaki atom altı parçacıklarla bir 'Babil Tüneli" açan bilim insanları ve okulların yaptığı işbirliğinin bir sonucudur."

Fransız Le Figaro gazetesi ise Alman hükümeti içindeki tartışmalara değiniyor. Gazetede yer alan yorum Euro krizi nedeniyle Merkel hükümetinin anlaşmazlığa düştüğüne işaret ediyor:

“Euro'nun kurtarılması, Angela Merkel liderliğindeki koalisyonu zorlu bir dönemece soktu. Merkel'in Bavyeralı ortakları Brüksel'de varılan anlaşmayı hazmetmeyi başaramadı. Onlar zirveyi bir yenilgi olarak değerlendiriyor ve Euro Bölgesi'ndeki başka ülkelere de Alman vergi mükelleflerinin parasıyla kurtarma yardımları aktarılması halinde merkez sağ hükümetten çekilmekle tehdit ediyorlar. Hrıstiyan Sosyal Birlik'in lideri Horst Seehofer tehditlerini bu kez gerçeğe dönüştürebilir ve hükümetin düşmesine yol açabilir…“

Mısır'da devlet başkanlığını Muhammed Mursi'nin devralmasının yankıları Avrupa basınında hâlâ devam ediyor. Berlingske Tidende adlı muhazakâr Danimarka gazetesinde şu satırları okuyoruz:

“Mısır'ın yeni Devlet Başkanı olarak 60 yaşındaki Muhammed Mursi oldukça önemli şeylerden bahsediyor. Bu durumda sadece doğrusunu yapması da umut edilebilir. Mursi, Müslüman Kardeşler'e bağlılığına rağmen dinin laikliğin önüne geçmeyeceği bir devletin güvencesi olacağını söylüyor. Ancak elbette devlet başkanlığı seçiminin galibinin İslamcı olması yine de kuşku duyulmasına yol açıyor. Zira tarih, antidemokratik güçlerin demokratik yollarla iktidara gelebilmesinin örnekleriyle dolu. Şimdilik bir süre beklemek gerekiyor. Bizler de demokratlar olarak demokratik bir seçimin sonuçlarına saygı duyuyoruz.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Başak Sezen

05.07.2012 - Alman basınından özetler


Merkel'in İtalya ziyareti, Alman iç istihbarat teşkilatındaki skandal ve CERN'de Tanrı Parçacığı'nın izine rastlanması, Alman basınının öne çıkan yorum konularını oluşturuyor.

Euro krizine karşı kısa vadede atılması gereken adımlar konusunda özellikle Almanya Başbakanı Angela Merkel ile İtalya Başbakanı Mario Monti’yi karşı karşıya getiren geçen haftaki AB Zirvesi’nin ardınan Merkel, dün Almanya-İtalya İstişare Toplantısına katılmak için Roma'ya gitti.

Süddeutsche Zeitung gazetesi, Avrupa Birliği içerisindeki güç dengelerini yerinden oynatan Brüksel’deki Zirve’nin ardınan Merkel’in İtalya'ya yaptığı ziyareti şöyle yorumluyor: 

"AB'de Kuzey ve Güney ülkeleri arasında kötü bir çatlak oluşuyor. Bu da Avrupa'yı, bugüne dek Avrupa’nın birliği adına kazanılmış her şeyi kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya bırakıyor. Eğer AB içerisindeki kuşkular ve güvensizlik aşılmaz ise hiçbir kurtarma şemsiyesi Euro'yu kurtaramaz. O nedenle Brüksel'deki güç dengelerinin sarsılması büyük bir şans doğurabilir. Zira Merkel, güven verici tedbirlerin borç krizini aşmaya etkili olacağı konusunda güç kaybetti. Merkel Brüksel’deki Zirve'de gücendiği bazı konuları Mario Monti ile kişisel olarak görüşecektir. Zira siyasi açıdan onun desteğine ihtiyacı var, hatta en az Hollande’ın desteğine ihtiyacı olduğu kadar. O nedenle Merkel’in federal hükümetin bazı üyeleri ile çarşamba günü Roma’ya yaptığı ziyaret büyük önem taşıyor."

Düsseldorf'ta yayımlanan Almanya'nın önde gelen ekonomi gazetelerinden Handelsblatt ise aynı konuyla ilgili şu satırlara yer veriyor:

"Bütçe disiplini konusunda Merkel, Mario Monti’ye Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın görüşlerine olduğundan daha yakın. Başbakan da bunu iyi biliyor ve o nedenle de İtalya’yı önemli bir ortak olarak desteklemelidir. Eğer İtalya, ekonomisini toparlama yolunda reformları hayata geçirmeye devam ederse,  Merkel’in de Alman seçmenlere karşı neden ödün vermesi gerektiğini açıklayabilecek bir argümanı olur. Diğer yandan Monti’nin de ülkesinde gerekli reformları hayata geçirebilmesi için bu sürekli ikazda bulunan Kuzeyli dadıya ihtiyacı var. Zira Avrupa’nın ve finans piyasalarının baskısı olmadan Monti, üç siyasi partiden oluşan tartışmalı kolalisyon hükümetine reformları kolay kolay kabul ettiremez."

Berliner Zeitung gazetesi ise Neonazi cinayetleri ile ilgili Askerî İstihbarat Servisi’nin rolünü yorum sütunlarına taşıyor.

"Anayasası Koruma Teşkilatı’nın federal ve eyalet birimlerinde birçok şey ört bas edildi. Aynı tabloyu şimdi Askerî İstihbarat Sevisi'nde de görmek mümkün. Bu birim Neonazi cinayetleri konusunda neler bildiğini ortaya koymuyor. Onlar da karanlık dosyaları ortaya çıkarmadan önce neler olacağını bekliyor. Anayasayı Koruma Teşkilatı’ndaki panik aslında Askerî İstihbarat Servisi’nde (MAD) de yaşanıyor. Ancak bu gizlilik süreci, birimin aleyhine işliyor. Zira Federal Meclis’teki hoşnutsuzluk giderek büyüyor. Muhtemelen bu sürecin sonunda tüm güvenlik birimi yapısı alevler içinde kalacak."

Stuttgarter Zeitung gazetesinin Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde Tanrı Parçacığı’nı bulmak için yapılan tarihi deneye ilişkin yorumu ise şöyle:

"Bilim adamı olmayan hangi amatör birey, fizikçilerin milyonda bir ihtimal verdikleri çılgın bir olasılığın tamamen ispatlanmadığını duyduğunda şaşırmaz? Soyut kavramlarla uğraşan psikoloji gibi disiplinlerde bile 20’de birlik bir olasılık konunun açıklanmasına yetebiliyor. Bununla birlikte araştırmacılığın lokomotifi de bir kez daha gözler önüne serildi: Bunun bilmek ya da  bilmemek ile ilgisi yok, aksine ölçme ve periyodik olarak test etmek ile ilgisi var. Fizik bu yolda saygınlığını, dokunulamaz bilgiler makamına kaptırabilir. Ancak bu arada bir şey de kazanır. Daha dürüst ve daha kolay anlaşılabilir hale gelir ve aynı zamanda da tüm öğrenciler için daha ilginç bir bilim dalı haline..."
 

© Deutsche Welle Türkçe
Derleyen: Başak Demir
Editör: Nihat Halıcı




Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    Bumerang - Yazarkafe


    haberler
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Arşiv