02.07.2012 - Avrupa ve Alman basınından özetler

Avrupa basınında öne çıkan konular arasında Cenevre'de yapılan Suriye Konfernası, İspanyol milli takımının zaferi ve Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığı bulunuyor.

30 Mart 2013 Cumartesi 23:58
02.07.2012 - Avrupa ve Alman basınından özetler
 İsviçre’de yayımlanan Neue Züricher Zeitung, “Cenevre’deki Son Şans” başlıklı yorumunda şu görüşleri yorum sütununa taşıyor:

“Cenevre Konferansı’ndan çıkan sonuç bildirgesinin bir işe yarayıp yaramayacağını önümüzdeki haftalar ya da aylar tam olarak gösterecek. Şu an hem Suriye’deki rejim, hem de muhalefet kendini zafere yakın görüyor. Rusya, Esad rejimini uzlaşmaya zorlayacak ve rejim temsilcilerini fazla gürültü çıkartmadan iktidardan uzaklaştıracak etkiye sahip. Öte yandan ABD, Suudi Arabistan ve Katar’ın donattığı direniş hareketinin de yükümlülüklerini yerine getirmesi için yine bu üç ülkenin elinde güç bulunuyor. Annan Planı’na alternatif oluşturacak çözümler ise pek iç açıcı sayılmaz. Suriye'nin bölüneceğine ilişkin belirtiler, iç savaş benzeri durumların tırmanma ve ülke sınırlarını aşma tehlikesi de var. Cenevre’deki buluşma, geri dönülmez gibi görünen bir gelişmeyi durdurma noktasında son bir fırsat olabilir mi? Ümit etmek için cesaret göstermeliyiz.”

Muhafazakâr İsveç gazetesi Svenska Dagbladet, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Euro kapsamındaki kriz yönetimine değindiği yorumunda, “Merkel’e kızmak Avrupa’yı Kurtarmaz” başlığını kullanıyor ve şöyle devam ediyor:

“Angela Merkel, katı tutumuna sert sözlerle karşılık aldı. Ama aslında Alman seçmen Merkel’e çok da hareket serbestisi tanımıyor. Diğerleri ile kıyaslandığında Almanya’nın AB kasasına en fazla ödemede bulunan bir ülke olduğu unutulmamalı. Esasında Merkel’ın gönülsüz davranması da doğru bir tavır. İspanya’nın sorunu paranın eksik olması değil, sorun paranın çok ucuz olmasından kaynaklanıyor. Onun için de krize yanıt, taze paranın ucuza sunulmaya devam edilmesi olamaz. Elbette ki ekonomik yardımlar yapılmalı; siyasi ve sosyal nedenlerden dolayı böyle bir teminat olmalı. Ne var ki kriz içindeki ülkeler kendi evlerinde temizliğe girişmeli.”   

Lüksemburg’ta yayımlanan Luxemburger Wort ise, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1 Temmuz itibarıyla AB dönem başkanlığını üstlenmesini şöyle yorumluyor:

“Euro krizi çıkmadan önce de Kıbrıs’ın önünde aşması gereken büyük sorunlar vardı. Zira Kıbrıs Cumhuriyeti ile Türkiye hâlâ barışa çok uzaklar. 180 kilometre ötede, Suriye’de kanlı bir iç savaş devam ediyor, 400 kilometrelik mesafedeki Mısır’da, diğer Arap ülkelerine yön gösterecek reform hareketi tüm duraksamalara ve hayal kırıklıklarına rağmen yolunda ilerliyor. İsrail ile Filistinliler arasında kalıcı yan yana yaşam için devam eden çözüm süreci de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yakınlarında gelişiyor. Ne yazık ki AB’nin dönem başkanı olarak Kıbrıs’ın tüm bu konularda siyasi girişimler yapabilecek siyasi bir ağırlığı yok. Bu yüzden de Kıbrıs Cumhuriyeti yüzünü AB’nin 2014 ile 2020 yılları arasındaki finans ajandasına çevirmiş durumda. Böylelikle Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bankacılık sektöründeki sorunlarının unutulacağını ümit ediyor.”        

Sol liberal İspanyol gazetesi El Pais, İspanyol milli futbol takımının UEFA EURO 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda elde ettiği zafere ilişkin şu görüşlere yer veriyor:

“İspanyol futbolunun başarısı, resesyonun ağır etkisi altında bulunan ve işsizlikten muzdarip olan bir ülke için -kısa süre için de olsa- rahatlama anlamına geliyor. Futbol, iyi siyasi bir yönetimin ya da ekonomik gelişimin yerine geçmez, ama zor dönemlerde öz güvenin pekişmesine yardımcı olur. İspanyol milli takımı sadece parlak bir futbol oynamakla kalmadı, başkalarına örnek oluşturacak bir tavır içinde de oldu. İspanyol futbolcular yeteneklerini ortaya koyarken, spora yakışan, centilmence davranışlarıyla da örnek oluşturdular.”

© Deutsche Welle Türkçe


02.07.2012 - Alman basınından özetler

Cenevre’de düzenlenen Suriye Konferansı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB dönem başkanlığını üstlenmesi ve sona eren Avrupa Futbol Şampiyonası, Alman basınından seçtiğimiz yorumları oluşturuyor.

Frankfurter Rundschau gazetesiCenevre'de düzenlenen Suriye Konferansı’na ilişkin yorumunda şunları dile getiriyor:

“Rusya ile Çin, Suriye’ye destek vermeye devam ettikleri sürece ülkedeki iç savaş daha da tırmanacak ve insanî gerekçelere dayanan bir askerî müdahale de yapılamayacaktır. Rusya, ekonomik çıkarları ve Suriye'nin en önemli silâh sevkiyatçısı olmasından dolayı, ayrıca bu ülkenin Akdeniz'deki liman kenti Tartus'da bulunan askeri üssünü kaybetmek istemediği için Esad’ı destekliyor. Onun için de Rusya diplomatik çözüm yollarını sonuna kadar kullanmak istiyor. Belki de Ruslar kendilerine, örneğin Kıbrıs’ta bir donanma üssü verilmesi gibi, Batılı ülkelerden kapsamlı bir öneri bekliyorlar. Rusya’nın Cenevre’de en azından geçici bir hükümet kurulmasına yeşil ışık yakmış olması şimdiye kadarki pozisyonundan bir milimetre ilerlediğini ortaya koyuyor.”

Hannover kentinde yayımlanan Neue Presse gazetesi ise yorumunda, Cenevre Konferansı’nın hayal kırıklığı yaratan sonuçlarına şu görüşlerle değiniyor:

“Burada söz konusu olan tam bir başarısızlıktır. Uluslararası toplum, Suriye’deki iç savaş meselesine nasıl yaklaşması gerektiği konusunda yine ortak bir tavır alamadı. Sadece dişleri dökülmüş bir barış planı üzerinde uzlaşma sağlandı. İnsan hakları hedefine yönelik dış politikaların sadece sınırlı başarı kaydedebileceğini Suriye örneği gözler önüne seriyor. Bölge için barışçıl bir çözüm isteniyorsa o takdirde bu barışı engelleyebilecek tüm aktörlerle, Rusya ve İran ile de görüşme masasına oturmak gerekir. Ne var ki ABD için İran’daki molla rejimi ile aynı masaya oturmak bir tabu. Suriye halkı için ise bunlar hayırlı haberler değil. Dış ülkeler tarafından yalnız bırakılan Suriye halkının mücadelesi tek başına devam edecek.”

Koblenz ve Mainz’da yayımlanan Rhein-Zeitung’dan seçtiğimiz yorum ise Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1 Temmuz’da AB dönem başkanlığını üstlenmesi kapsamında kaleme alınmış:

“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB dönem başkanlığını üstlenmesi, daha en başında tarihî nitelemesini hak ediyor; ama olumsuz anlamda! Zira ayakta kalabilmek için kendisi Euro kurtarma fonuna muhtaç olan bu ada devleti, şimdi AB’yi yönetecek. Böyle bir şey bugüne kadar hiç görülmedi. Tam da boğulmak üzere olan biri, para birliğini çökmekten kurtaracak. Herhalde bundan daha talihsiz bir durum olamazdı!”

Polonya ve Ukrayna’nın ev sahipliğinde düzenlenen UEFA EURO 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası, finale yakışan İspanya-İtalya karşılaşmasında İspanya’nın 4:0 gibi açık farklı galibiyeti ile sonuçlandı. İspanya böylece dünya şampiyonluğundan sonra ikinci kez üst üste Avrupa şampiyonluğunu elde eden ilk takım olarak tarihe geçti. Köln’de yayımlanan Kölner Stadt-Anzeiger gazetesi, konunun siyasi yanına değindiği yorumunda şampiyonadan şöyle bir bilânço çıkartıyor:

“Evet doğrudur, olumsuz bir şeyi üzerinizden atmanız kolay olmaz. Ukrayna’nın itibarı yara almıştır. Ancak Avrupa Şampiyonası nedeniyle değil. İktidar koltuğunda hırslı bir devlet başkanının oturduğu Ukrayna birdenbire Avrupalıların ilgi odağı haline geldi. AB ile Ukrayna arasında ancak Kiev’de kökten değişimler olduğu takdirde bir yakınlaşma mümkün olabilir. Böyle bir şey olabilir mi, bunu önceden kestirmek zor. Ama özellikle bu ülkenin halkı için böyle bir şeyin olması arzu edilirdi. Çünkü bu Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Ukraynalılar tıpkı komşu Polonyalılar gibi mükemmel konuksever bir halk olduğunu gösterdi. Ukrayna halkının gözü Avrupa’da; hoş gelir sefa bulurlar – mevcut devlet başkanlarına rağmen!”    

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Ayhan Şimşek


Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    Bumerang - Yazarkafe


    haberler
    Hava Durumu

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Arşiv