Memur-Sen:Ek ödeme mücadelemize devam edeceğiz

Kızılcahamam Asya Termal Otel’de yapılan 22. Başkanlar Kurulu toplantısında konuşan Gündoğdu, öğretmenine sahip çıkmayan bir toplumun asla ayakta kalamayacağını söyledi.

30 Mart 2013 Cumartesi 23:57
Memur-Sen:Ek ödeme mücadelemize devam edeceğiz
banner83
 Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, eğitim camiasının itibarsızlaştırılmasına karşı duracaklarını ifade ederek, “Kurumlar arası dengede önemli adımlar atılırken, kurum içinde öğretmen ve öğretim elemanları yok sayılmıştır. Ek ödeme mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

Kızılcahamam Asya Termal Otel’de yapılan 22. Başkanlar Kurulu toplantısında konuşan Gündoğdu, öğretmenine sahip çıkmayan bir toplumun asla ayakta kalamayacağını söyledi. 480 bin kişiye iyileştirme yapılmasına karşın öğretmen ve öğretim üyelerinin bunun dışında tutulduğunu anlatan Gündoğdu, şöyle devam etti: “Öğretmene 100 TL bile ek ödeme vermeyen Maliye Bakanı, müsteşarına, genel müdürüne bir gecede 772 TL ek ödemeyi vermiştir. Öteden beri hizmetliyle müsteşar arasındaki makası daraltmak için ortaya koyduğumuz mücadele ve başarı bir gecede yeniden açılmıştır. Kurumlar arası dengede önemli adımlar atılıyorken, kurum içi dengesizlikte öğretmen ve öğretim üyesi yok sayılmıştır.”

Öğretmen ve öğretim üyelerinin 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nedeniyle Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten, üslup ve tarzı nedeniyle de Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’den dayak yediğini ifade eden Gündoğdu, bu duruma seyirci kalamayacaklarını vurguladı.

‘ÖĞRETMENLER 15 SAAT ÇALIŞIYOR’ SÖZÜNÜZÜ DOĞRU BULMUYORUZ!

Bakan Dinçer’in çalışanına sahip çıkmadığını belirten Ahmet Gündoğdu, “Sayın Başbakanımıza sesleniyorum: ‘Öğretmenler 15 saat çalışıyor’ sözünüzü doğru bulmuyoruz. Evine iş götüren tek devlet memuru öğretmenlerdir. Yanıltıldığınızı, doğru bilgi verilmediğini, doğru bilgi vermesi gerekenin de Milli Eğitim Bakanı olduğunu, ya yanlış bilgiyi vererek ya doğru bilgiyi vermeyerek çalışanına sahip çıkmadığını görün. Öğretmenlik, kariyer mesleğidir. Derse hazırlık saat içerisinde dikkate alınmamıştır. Hangi siyasetçi olursa olsun 10 dakikalık bir televizyon ya da seminer konuşması için saatlerce hazırlık yapmasına rağmen öğretmenin çalışması sadece müfredattaki 15 saate bağlanmıştır. Rehberliği, nöbeti, eve taşıdığı yüzlerce tomarlık yazılısı ve değişen müfredata göre kendisini yenilemek için çalışmaları dikkate alınmamıştır. Bu tablo hem hükümete hem de ülkeye zarar veriyor” şeklinde konuştu.

AKILLI TAHTAYA VERİLEN DEĞER ÖĞRETMENE VERİLMİYOR

Gündoğdu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimde dönüşüm, yeni paradigma arayışları, vesayeti deşifre etme, sivilleşme, Milli Güvenlik Dersi’ni kaldırma, 4+4+4 kesintili eğitim gibi 28 Şubat döneminin dayattığı jakoben, devletçi, vesayetçi, bürokratik oligarşinin emrinden bu milleti kurtarıp Milli Eğitim Şura kararlarını hayata geçirmesinin çok güzel olduğunu dile getirerek, “Ama akıllı tahtaya ve tablet bilgisayara verdiği önemi öğretmenine vermeyen bir bakanla bu nasıl olacak? Okullara işletme gözüyle bakarak insanı, insan onurunu esas almadan bu başarı nasıl sağlanacak? Her ağzını açtığında idarecilere, sendikacılara ve velilere hesap soran bir bakanla bu başarı nasıl sağlanacak” diye sordu.

‘Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’, ‘Ya öğrenen ol ya öğreten ol ya da bunları seven ol; dördüncüsü olma, helak olursun’ düsturlarını hatırlatan Gündoğdu, şöyle konuştu: “Bu ülkenin en önemli sorunu eğitim olmasına rağmen, bu sorunun çözümünde lokomotifin öğretmen olduğu gerçeğini göremeyenlere, öğretmenine sahip çıkmayan bir toplumun asla ayakta duramayacağı gerçeğini buradan haykırıyorum ve Sayın Bakan’a çağrıda bulunuyorum: Ya öğretmenine sahip çık ya da gölge etme başka ihsan istemiyoruz.”

TEMBEL ÖĞRENCİ PSİKOLOJİSİ

Toplu sözleşme sürecinde hükümetle mücadele ederken ayrıca Kamu-Sen ve KESK ile de uğraştıklarına işaret eden Gündoğdu, şunları söyledi: “İmza yetkiniz, müzakere yetkiniz, itiraz yetkiniz yok. Hükümetin sizi masada tutmak için verdiği küçücük, sempatik iyileştirmelere razı olursanız, sendikacılık yapamazsınız. Yapamadığınız da ortada. Verilmedi, sorumlusu kim, Memur-Sen. Verilseydi, alan kim, Kamu-Sen, KESK. Böyle bir şey yok. Bu tembel öğrenci psikolojisidir. Toplu sözleşme yasasını çıkarmak, bu yasa doğrultusunda gerekli adımları atmakta en önemli sorumluluk Memur-Sen’dedir. Bu sorumluluğun gereği, akıtmamız gerekirken akıtmadığımız bir tek damla terin olmadığına bütün ülke, kamuoyu ve çalışma hayatı şahittir.”

Gündoğdu, hükümetin ileri demokrasi, hukukun üstünlüğü, sosyal devlet adına attığı çok önemli adımlar olduğunu söyleyerek, “Ama yasaya ve Anayasa’ya koyduğu ileri demokrasinin gereği bazı adımların uygulanmasında sıkıntı var. ‘Teorisine evet, uygulanmasına hayır. Mevzuatta, Anayasa’da, yasada olsun ama bunu kullanmayalım, çünkü bunu hazmedemedik’ demek ileri demokrasi olmaz. Bunun adı topal demokrasi olur ki topal demokrasiye de asla geçit vermeyeceğiz” diye konuştu.

KILIÇDAROĞLU BİZİ ANLAYAMAZ

Dünyanın her yerinde muhalefet partilerinin çalışanlarla birlikte hükümeti sıkıştırdığını kaydeden Gündoğdu, “Ana muhalefet lideri iki yıl önce memurun 10 TL toplu görüşme primini Anayasa Mahkemesi’ne taşıyan parti olarak, memurun 10 TL’sini gasp etme basiretsizliğini göstermiştir. Bugün de aynı noktada devam ediyor. Kılıçdaroğlu, bizi ‘sarı sendika’ olmakla suçladığı grup toplantısında KESK Genel Başkanı ve genel merkez yönetim kurulu üyelerini ağırlıyordu. Bu arada KESK’i özel olarak tebrik ediyorum. Hem KCK’yı hem İmralı’yı hem de CHP’yi birlikte idare etmek bayağı bir başarı ve meziyet ister” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun toplu sözleşme görüşmelerini yargıya bile taşıyamayacakları şeklinde kendilerini eleştirdiğini hatırlatan Gündoğdu, sözlerini şöyle tamamladı: “Sayın Kılıçdaroğlu, yanında 30 yıl DİSK Genel Başkanlığı yapmış sendikacı var. Ne olur bir sor. Toplu sözleşmeler kesindir, yargıya taşınmaz, taşınamaz. Bilmeyebilirsin. En azından etrafındakilere sor. Kılıçdaroğlu bizi anlayamaz. Çünkü biz darbelerle, darbecilerle yaşamaktansa, darbecilere avukatlık yapmaktansa açlıktan ölmeyi tercih ederiz. Kaostan beslenen siyasetçi ve sendikacıların bu ülkenin yüz karası olduklarını çok gördük. Zaten dünyanın hiçbir ülkesinde kasetten lider çıktığına tanıklık eden de olmamıştır.

banner143

    Yorumlar

TÜMÜ Yazarlar
Hava Durumu

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Arşiv