Bilmek...

19 Mart 2019, 16:40
Bilmek...
"Bilmek" fiili bilmek ve bilmemek şeklinde keskin bir çizgiyle ikiye ayrılan bir fiil değildir. Bilme dereceleri vardır. Herkes ölecek bilirsiniz ama bu realiteyi yakınınızda yaşadığınızda bu "bilme" seviyesi derinleşir. Buna "yakîn" diyor BSN. İlm'el-yakîn ayn'el-yakîn ve hakk'el-yakîn... Yani değişen bilinç seviyesi diyebiliriz.
Bir gün Mustafa Ulusoy'un bir köşe yazısında okumuştum. Ve o gün fikir dünyamda tam olarak bir şimşek çakması yaşadığımı hatırlıyorum. Bilmediğim bir şey değildi kesinlikle ama bilinç seviyemde ciddi bir derinleşmeye vesile olmuştu.
Sizin de bilmediğiniz bir şey değil; "Her şey fanidir, ancak Allah Baki'dir. Şuan hissettiğiniz gördüğünüz ne varsa bir gün yok olacak" diyordu. İnsan bazen içinde olduğu sıkıntı, dert, tasa ve kederle ölüp gideceğini sanıyor. Hâlbuki o acı gelen hadise neyse tesiri geçecek. Mutlu eden o hadisenin de tesiri geçecek. Biz de bu dünyadan geçip gidiyoruz zaten. Hangi savaş bitmedi; hangi Babil'in Asma bahçeleri yerle bir olmadı; hangi imparatorluk yıkılmadı; hangi anne ilk anne olduğu günün o şatafatlı sevincini yaşıyor?.. Hangi zalim çivi çaktı bu dünyaya?.. Lenin, Stalin, Hitler... Her şey(x) bir gün bu dünyadaki ömrünü tamamlıyor. Bizim yanımıza da o şeyi (acı, mutluluk, imtihan vs) yaşarken takındığımız tavır kalıyor.
 

banner315

    Yorumlar

Hava Durumu

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Arşiv

banner342